19 Aralık 2011 Pazartesi

Mutfaklar mı daha hızlı, ben mi?

Hayat bazen ne kadar hızlı, bazen ne kadar yavaş. Şu ara hayatımda olan gelişmelerin hızına ben yetişemiyorum; onlar önden gidiyor, ben arkadan gelişmeleri takip ediyorum. "Hadi canım, bu da mı oldu şimdi? Ama sadece ve sadece bir hafta önce her şey bambaşka değil miydi?"

Bana sorarsanız ben bu kadar hızdan yana değilim. Üstelik de hayatta en çok istikrar ve devamlılık istediğim bir dönemde. Ama demek ki benim isteğimle hayatımın enerjisi arasında tutmayan bir şeyler var bu aralar. Zira her şey çok hızlı.


Senden istediklerim var Noel Baba, ona göre:)

20 Eylül 2010 tarihinde başladı benim Mutfak Sanatları Akademisi maceram. Üzerinden sadece bir seneden biraz fazla zaman geçmiş. Lakin bana sorarsanız, kesin bir on yılı geride bıraktım derim. Zira o kadar çok olay, değişim ve tecrübe yaşadım ki, hepsinin sadece bir yıl içinde olduğuna inanmak zor.

2011 ajandamın başına "2010 yılında temellerini attığım hayallerimin köklendiği, yeşerdiği ve meyve verdiği bir yıl ol 2011, olur mu?" diye yazmışım. 2011'in finaline şurada iki haftadan az bir zaman kalmışken soruyorum 2011'e, istediğim, dilediğim gibi bir yıl oldun mu diye? Susuyor. Cevap vermekte biraz tereddütlü çünkü sorduğum sorunun çok "evet" ya da "hayır"lı bir cevabı yok. Susuyor ama azıcık düşündükten sonra şu cevabı veriyor: Sana gerçekleri gösteren bir yıl oldum ben; hayal ya da masalsı dileklerle dolu değil, seçtiğin yoldaki iyi/kötü tüm gerçekleri gösteren gerçekçi bir yıl oldum...

Gerçekle yüzleşmek bazen çok zordur. Çünkü gerçek her zaman keyif, mutluluk ya da dikensiz gül bahçesi barındırmaz. Çatır çatır 'gerçek'tir her şey. Ve işte bu nedenle de aslında her türlü hayalden, masaldan, idealden, rüyadan, keyiften daha öz bir dosttur. Çünkü bana sorarsanız bir insanı hayalleri, dimağı, vizyonu zenginleştirir; ama asıl gerçekleri olgunlaştırır. Öbürleri süstür, gerçekler öz! Gerçeklerini bilen insan, ayaklarını yere daha sağlam basar, daha emin adımlarla yürür.

Şimdilerde en çok yaptığım şey MSA'ya ilk başladığım günden mezun olana kadar eğitmen şeflerimizin Türkiye'deki mutfakların hijyeni ve temizliğe gösterilen özensizlikle ilgili sözlerini anmak oluyor. Her gününü hayretler içinde geçirdiğim bir bir hafta geçirdim ki, kişisel olarak sorsanız her anını unutmak isterim. Ama unutmayı değil, hepsini hatırlamayı tercih ediyorum ben; hatırlamalıyım ki önümdeki zamanlarda olması için çaba göstereceğim kendi mutfağımı açtığımda bir mutfakta nelerin yapılmaması gerektiğini hep hatırlayayım.

Şimdi 2011'i uğurlarken bana gösterdiği çok faydalı mutfak tecrübeleri ama bir yandan da bu mesleğin acı gerçekleri için çok teşekkür kendisine; yolumda işime çok yarayacaklar, biliyorum. Ama şimdi yeni bir yıla girerken sepetime attığım bu gerçeklerle önüme yeni bir yol açıyorum. Yanlış anlaşılmasın, yine ayağımı bastığım yerler mutfak zemini, tepemde mutfak tavanı, elimde kepçeler, bıçaklar... Benim bu büyülü mekanlardan çıkmaya niyetim yok. Sadece kendi büyümün peşinde koşacağım. Çünkü ben insan ve hayvan pisliklerinin olmadığı bir büyünün peşinde olmak istiyorum. Her şey gelişip temellendikçe paylaşır, konuşur, yazarım elbet ama şimdilik bu kadar olsun:)

Sadece son bir söz: 'Kötü kokulara' özel hayatımda da, iş hayatımda da yer yok!

11 yorum:

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Sevgili Zeren, Eşiminde MSA'da bir akşamlık bir macerası oldu. Şirketi süpriz yaptı onlar için, kendileri pişirip kendileri yediler. Çok keyif aldı. Fransız mutfağıydı.

Bütün umduklarının gerçekleşmesini diliyorum...

aras kargo ile sana bir paket gönderdim. Ulaşmış olması gerekiyordu. Merak içindeyim...

Nehire dedi ki...

''Gerçekle yüzleşmek bazen çok zordur. Çünkü gerçek her zaman keyif, mutluluk ya da dikensiz gül bahçesi barındırmaz. Çatır çatır 'gerçek'tir her şey. Ve işte bu nedenle de aslında her türlü hayalden, masaldan, idealden, rüyadan, keyiften daha öz bir dosttur. Çünkü bana sorarsanız bir insanı hayalleri, dimağı, vizyonu zenginleştirir; ama asıl gerçekleri olgunlaştırır. Öbürleri süstür, gerçekler öz! Gerçeklerini bilen insan, ayaklarını yere daha sağlam basar, daha emin adımlarla yürür.''
Ayaklarının üstüne basan güzel kızım,ileride kendi mutfağında harikalar yaratmanı,umutlarının gerçek olmasını diliyor,yeni gelecek yılını kutluyorum.Sevgiyle kal Zeren'im...

Bugday Tanesi dedi ki...

2011 yılının sana verdiği mesaj ne kadar değerli aslında. Yolun başından beri tüm isteğinle girdin bu işe ve devamını da ''iyi kokularla' getireceğinden hiç şüphem yok, sevgiler...

FADİŞ dedi ki...

Bu yazıyı okuduktan sonra ben ne diyebilirim ki, işte ne istediğini bilen biri, dilerim 2012 de her şey istediğin doğrultuda gelişsin, 2012 gerçeklerin yüzüne daha çok güldüğü bir yıl olsun:)

Gamlı Baykuş dedi ki...

Zeren'cim, seninle benzer yola başa koyan birisi olarak yazına bayıldım. Ne kadar güzel yazmışsın. Evet mutfakların gerçek dünyası hiç de bize msa'da öğrettikleri gibi değil. Gerçi senin neler yaşadığını bilmiyorum belki paylaşmak istersin ama çoğu kez ben de karşılaştığım acı gerçekler karşısında peşinden koştuğum hayalin olabilirliği karşısında şüpheye düşüyorum. Bir gün biraraya gelip tecrübelerimizi paylaşmak dileği ile sevgilerle...

숯인 SuChi'iN dedi ki...

birlikte girmeyi planladığımız 2011 yılı ve sonrasında gerçekleşenler..Kulaklarımda çınladı konuştuklarımız yazını okuyunca, hatırlarmısın İstanbul'a gelip de seninle bizzat tanışmak yeni 2011 yılını bulmuştu..soğuk ocak günü ne uzun uzun konuşmalar yapmıştık cenemle birlikte bir kahvaltı sofrası başında, ah ah..dün gibi aklımda! bu yeni yılda da birlikte değiliz, ama gönüllerimiz bir dimi Zerom? eline sağlık :)

la luna bir yer dedi ki...

Her şey insandan yana olsun.

Fotoğraftaki Ingeborg Bachmann bir de, çok güzel. Kitaplar çok güzel...:)

yeliz dedi ki...

herşey gönlünce olsun zerenim. önce sağlık sonra mutluluk ve huzur bulsun seni, sevgiler

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Yaşanandan bu kadar değerli sonuçlar çıkarmak her insanın kolayca yapabildiği bir şey değil. Demek ki, bu yıl senin için çok kazançlı olmuş.
Devamı gönlüne göre gelsin.
:))

zero dedi ki...

Zeynepcim MSA'daki o günlük eğitimler çok keyifli oluyor. Bzen ben bile sırf eğlenmek ve ortamın içinde olmak için gitsem mi demiyor değilim:))

Sevgili Nehire, çok teşekkür ederim güzel sözleriniz ve dilekleriniz için. 2012'nin hepimiz için güzelliklerle gelmesini dilerim:)

Canım Buğday Tanesi, umarım her şey senin yazmış olduğu gibi güzel kokularla devam eder, mutlu, keyifli sofralarda sizleri de ağırlama şansına erişirim. Bu arada beni çok mutlu eden cümlelerinin olduğu yılbaşı kartını aldım, nasıl sevindim inan çok samimiyim, o kadar mutlu oldum ki! benim kartlarım yarın postada olacak, gözün postacı da olsun. iş temposundan biraz geciktim kartları postalamada.. kocaman sevgiler:)

Sevgili Fadiş, umarım 2012 ve önümüzdeki tüm yıllar bizim için güzel şeylerle birlikte gelir. sevgiler çok:)

Esracım, profesyonel mutfaklar Türkiye'de çok yorucu ama ben o kısmında değilim pek. En azından şöyle: yoruculuğu benim göze aldığım bir durumdu. Ama pislik ve hijyen yoksunluğu! bu ikisi bile bir yere kadar ama sadece bri yere kadar belki kabul edilebilir ama bir sınır var ki o aşıldığında tahammül etmek çok zor. Çok açık yazmak istemiyorum ama hakikaten ülkemiz bu konuda fecahat durumda. çok iyi olur bir gün buluşup konuşsak, isterim ben de çok... irtibatta olalım. çok sevgiler...

Canım Suchim, nasıl hatırlamam. Geçen yıl Ocak sonu... Çoook güzel günlerdi. İstanbul'da kış... sarınıp sarınıp paltolara, az dolaşmamıştık Beyoğlu senin, Kadıköy benim:) bu yıl sen bizden çok uzaktasın, ama aynen dediğin gibi gönüllerimiz her zaman ama her zaman bir, bitanem:) kocaman öptüm seni...

Sevgili La luna bir yer, kitaplar her zaman çok ama çok güzel...:)

Yelizcim hepimiz için canım benim. kocaman öpüyorum seni:)

Canım Ekmekçikız, ben de kazançlı bir yıl olduğuna inanıyorum sonuna kadar. umarım önümüzdeki tüm yıllarda benzer kazançlarla gelir hayatlarımıza:) sevgiler çok...

Bugday Tanesi dedi ki...

Zero, rica ederim senin olduğun gibi ben de hissettiklerimle, yazdığım her keliemede çok samimiyim. Ve yemek davetine hiç hayır demem, asıl sebep yemek değil ama, seninle tanışmak :))