şeker hamurlu pasta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şeker hamurlu pasta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Temmuz 2008 Salı

İnsanoğlu Kuş Misali...

Hayatı yerden çok gökte geçen bir insana nasıl bir pasta yaparsınız? Bohçasını sırtına atmış, 21. yüzyılda artık pek atına atlayıp gitmesi mümkün olmadığı için at yerine uçağı seçmiş, derviş misali o şehir senin bu şehir benim gezen bir modern çağ gezgini... İşi gereği geziyor olsa da ben ona yine de gezgin demeyi daha çok seviyorum. Çünkü tadını çıkarmayı bilecek kadar gittiği yerlerin farkında bir insan o.

Ama ne yalan söylemeli, pastanın teması benim fikrim değildi. Sevgili Cahit doğum günü için pasta istediğini söylemek için aradığında kendisi tarif etti pastanın nasıl olmasını istediğini. "Bir uçak olsun, ben de üstüne bineyim..." Ben olsaydım nasıl mı yapardım? Cevabım tek ve net; kesinlikle halay çeken bir Cahit yapardım:) Tanıyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır:) Ama pastanın bu halini de çok sevdim, o ayrı...

25 kişilik bu pastanın pandispanyası vanilyalı; yağ ve kabartma tozu kullanılmadan yapıldığı için de özellikle bu sıcak yaz günleri için çok hafif olduğunu belirtmeliyim. Hindistancevizli kremaya ise mevsimin en güzel meyvelerinden şeftali eşlik ediyor.

Sevgili Cahit'in yeni yaşı da yine böyle göklerde geçer mi bilemem ama mutlulukla dolu ve aradıklarını bulabileceği bir yaş olmasını yürekten diliyorum...

*Bundan sonra pastalarımı sadece Pastanush adresimde yayınlayacağım.

31 Mayıs 2008 Cumartesi

Avustralya Yolcusu Kalmasın!

Her çeşidi zordur vedaların. Talihsiz bir kelimedir Veda. Hüzün barındırır, tam da bu yüzden kimseler yanaşmak istemez pek yanına. Ama nafile! Ne kadar bizden uzak olsun desek de, gelmişse eğer günü gitmelerin, veda ile yaşamasını da bilmektir bize kalan.

İşte böyle bir geceydi dün gece. Koca bir salon dolusu insanla birlikte bize eşlik ediyordu Veda. Sevgili arkadaşımız Bayzar'ı bundan sonraki hayatını sürdüreceği Avustralya'ya yolcu etmeden önce son bir kez daha bir araya gelmişti tüm dostlar. Evlenmişti ve onu orda bekleyen sevdiği adama kavuşmakla bizlerden ayrılıyor olmanın burukluğu arasında şekillenmişti yüzü.

Çok kalabalıktık ve benim için Veda'nın hüznünü bastıran bir güzellik olmuştu bu kalabalık. Dost olmanın, dost kazanmanın, önemsemenin ve önemsenmenin, karşılıksız sevginin Veda'ya baskın çıkmasıydı. Başrolu kapmayı bir türlü beceremedi Veda, ta ki gecenin sonu gelene kadar. Benim için dört senelik, ama çoğu arkadaş için yaklaşık yirmi senelik bir dostluktu söz konusu olan.

Resimde görülen pasta, tüm dostları adına tarafımdan yapılmış bir uğurlama armağanıydı. Hepimizin yürekten inandığı ve dilediği bir şey vardı: Geride bıraktıklarından çok daha büyük mutlulukların ve güzelliklerin eşiyle paylaşacağı yeni hayatında onu bekliyor olması. Yüreklerindeki tüm iyi niyetle bunu dileyen onca dostun enerjisiyle tüm bunların gerçek olacağına inanıyorum. Bir kez daha, her şey gönlünce olsun arkadaşım:)

27 Mayıs 2008 Salı

Nice Mutlu Yaşlara!

Tam 22 yıl öncenin 26 Mayıs'ında evimize gelen bir konuktu o. Minicikti; büyüdükçe sadece bebeklerde olduğunu öğrendiğim inanılmaz bir kokusu vardı, bebek kokusu... Küçük annem teyzeciğimin kızıydı, kuzenimdi, ama bana o artık senin kardeşin dediler. Kardeş neydi ki? Altı yaşındaki bir kız çocuğu için gerçek anlamını çok da bilemeyeceğim bir kelime idi belki de sadece. Sözlükteki açıklamanın değil, yılların altını doldurduğu bir anlam oldu. Öz kardeşleri olmayan iki insanın kardeşliğiydi bizimkisi.

Ve şimdi 22 yıl sonra yine bir 26 Mayıs gününde bir elimde mikser bir elimde krema, aklımdaysa geçen 22 yılın anılarıyla bir doğum günü pastası yapıyorum. Kardeşimin pastasını... Kelebek narinliğinde ve yine kelebekler gibi rengarenk bir genç kızın pastasını da yine kelebekler süslesin istedim. Canım kardeşim nice mutlu yaşlara, renklerin hiç ama hiç solmasın:)

10 Mayıs 2008 Cumartesi

Çifte Kumrular

Fazla söze ne hâcet. Fotoğraflar her şeyi anlatıyor kanımca. Güzel bir kutlama gecesi pastasız olur mu? Olmaz! E olmazsa da ortaya böyle minik kalpli pastacıklar çıkar.

Solda gördüğünüz Süslü Hanım'la sağdaki Kibar Bey'in tek istekleri, mutluluk içinde bir ömür birlikte yaşlanmak. Kadehlerini de bu dilekle güzel günler için kaldırdılar, geçmişteki güzel günler gelecektekilerin bir habercisi olsun diyerekten. Etraflarındaki görünmez aşk perileri ise bu güzel dileklere kayıtsız kalmak olmaz dediler ve ellerindeki bütün mutluluk iksirlerini bu şirin çiftin üstüne boca ettiler:) Süslü ile Kibar, bir an kulaklarında "sonsuza dek mutlu kalın" diye bir fısıltı duyduklarını sandılar. Sahoş oluyorum galiba, dedi Süslü. Ben de, diye cevap verdi Kibar, ama sanırım mutluluktan!

1 Mayıs 2008 Perşembe

Meyve Bahçesi

Rengarenk bir meyve bahçesine düşmeyi kim istemez? Hele hele baharın cıvıl cıvıl tüm renklerini bizlerle paylaşmaya başladığı bu günlerde... İşte canım böyle bir meyve bahçesine düşmek istedi ama madem bir tanecik ağaç bile görmeye hasret bir beton yığını içinde yaşıyorum, ben de kendi bahçemi kendim yaratayım dedim:) Gerçi benim pastam meyve bahçesinden çok, meyvelerin arasına düşmüş bir parmak çocuğun haline benzedi:)

Ama ben tek bir kişiyi düşünerek yaptım bu pastayı. Meyvelerin cezbine kapılıp her seferinde göbeğini şişirmekten kurtulamayan canım babamı... İşte bu şişkinlikten göbeğini tutan minik, babamı temsil ediyor. Kendisine yapılan bu pastayı yiyemeyecek kadar uzak olsa da, yemiş kadar mutlu olacağını biliyorum. İstanbul'dan Ören'e armağan olsun:)

19 Nisan 2008 Cumartesi

İyi ki Doğdun Nairi:)

Sevgili arkadaşım Hovsep'in yeğeni Nairi bugün 1 yaşına bastı ve bu şirin ufaklığın pastasını yapmak da bana nasip oldu. Sarışın, mavi gözlü şirin mi şirin bir bahar kızına da bahar gibi yemyeşil bir pasta yakışır deyince de böyle bir şey çıktı işte ortaya. Tıpkı onun gibi minicik, yumurtalarından yeni çıkmış civcivler ve kendini onların ortasına atmış sevgili Nairi...

İyi ki doğdun şeker kız, nice mutlu yaşlara:)

İki Doğum Günü ve Bir Pasta

Günlerdir kağıda dökülmeyi bekleyen satırlar, en sonunda bugün zihnimin koridorlarından çıkıp kendilerine bu sayfada yer bulma şansına sahip oldular. Evet, uzun süredir bu satırların yazarının zaman ve fırsat bulmasını bekleyen "birdilimsohbet" in kurdelasını sonunda bugün kesiyoruz:)

İlk dilimli sohbetimiz ise canım arkadaşım Melo'ya yaptığım ve benim için de bir ilk olan bu şirin pasta ile gelsin. Tatlı lezzetler eşliğinde edilen sohbetlerin tadı da bir başka olur. Sevgili Melo'nun sayesinde uzun zamandır olmadığı kadar uzun bir masa etrafında toplandı sevgili dostlar. Sohbetler edildi, kahkahalar atıldı, hediyeler verildi. Melo kendisine verilen paketleri eller ellemez içindeki hediyenin ne olduğunu bilmek gibi başarılı 'kehanet'lerde bulundu:) Doğum günü çocuğuna mahsus bir hüner olsa gerek. Veee en sonunda doğum günlerinin olmazsa olmazı doğum günü pastasına geldi sıra!

Başta Melo olmak üzere herkesin yüzünde pastayı görünce beliren o sevimli ifadeyi görmek gerçekten keyif verici idi. Herkesin ortak bir dil ile söylediği şey ise "nasıl uğraştın tüm bu detaylarla?" oldu. Aslında çok basit bir cevabı var bu sorunun. Ufacık bir pastanın bile sevdiklerinizde kocaman bir gülümsemeye ve mutluluğa yol açtığını görmek her şeye değiyor. Boşuna değil, pastayı yaparken uğraştığım her an sevdiklerimin yüzlerinde oluşacak şaşkınlık ve mutluluk ifadesini düşünmem. Bu, insana sonsuz bir enerji ve güç veriyor.

Bir kez daha iyi ki doğdun Melocuğum ve iyi ki doğdun Bir Dilim Sohbet:)