Her anlattığı masala o klasik başlangıçla "bir varmış bir yokmuş" diye başlardı annem. Devamında gelecek hikaye her seferinde farklı olsa da, başlangıcı hep aynı olurdu. Ve iki masal, dinlemekten ve anlattırmaktan bıkmak usanmak bilmediğim... Bremen Mızıkacıları ve Külkedisi... Neden bu ikisi diye düşünüyorum şimdi, çocukluk zihnimde izlerini sürmeye çalışıyorum. Çok fazla cevabım yok bulabildiğim. Ama ben zaman zaman hep kendimi bir Külkedisi masalındaymışım gibi bir hissiyatın içinde buluveririm. Öyle büyülü bir an, öyle büyülü bir mekandır ki o içinde bulunduğum, o anın bitmesi, o mekandan ayrılmam, Külkedisi masalındaki gibi saatin 12.00'yi vurmasıyla birlikte at arabasının balkabağına dönüşmesi misali bir etki yapar üzerimde.
Son dört yılımızın, gelecek yıllara da ilham verircesine ömrümüzün en güzel dört yılı olması şerefine, çok özel bir mekandaydık 20 Temmuz akşamı. Masal kahramanımla bir masal bahçede, Maria'nın Bahçesi'nde... Bir farkla; her masalda genellikle olan kötü cadılardan, büyücülerden, cellatlardan eser yoktu bu masalda. Mutfakta yarattığı olağanüstü lezzetler nedeniyle kendisini masalımda Mutfak Büyücüsü olarak adlandırmayı seçtiğim Maria Hanım, atmosfer oluşturmadaki zarafeti ve lezzetleriyle gecemize sihirli değmeğini daha biz oraya varmadan kondurmuştu sanki.
Daha bahçe kapısından adımınızı attığınız anda sizi karşılayan çiçekler, ağaçlar ve aksesuarlarla nasıl özel bir yere geldiğinizi hemen hissediyorsunuz. İlgi ve ihtimam öyle ki, o gecenin en özel misafiri sizsiniz sanki. Uzun zamandır bu kadar güzel tabaklarda yemek yemedim, bu kadar güzel kokular arasında içkimi yudumlamadım ve bu kadar çeşit çeşit çiçeklerin, meyve ağaçlarının altında sevdiğimin gözlerinin içine bakmadım. Her lezzetinde Ege sahillerinin, Maria'nın bir dönem yaşadığı Selanik'in, eski İstanbul'un, Ayvalık'ın izlerini, kokularını bulabileceğiniz, ama sadece ve sadece o masala, Maria'nın yarattığı o güzel mekana ait, ufak bir dünya cenneti...
Son sözü masalımızı lezzetleriyle, zevkleriyle ve baktığınız her yerde görebileceğiniz zarafetiyle renklendiren sevgili Maria'yla ilgili söylemek isterim. O gecenin tek eksiği şuydu ki, belki sadece 2-3 dakikalık bir gecikme ile bu özel insanla tanışma şansını kaçırmış olduk. Diyeceksiniz ki, daha tanışmadığın bir insanla ilgili bu övgüler niye? Kişisel bir ilgi alanımın tesadüfi bir şekilde karşıma çıkarmasıyla hakkında yazılıp çizilmiş her şeyin bende yarattığı koskoca bir hissiyat ve o gece gördüklerimin bu hissiyatı tamı tamına desteklemesi diyelim.
Bu sefer tanışılamadı ama ne gam! Masal devam ediyor ve mutluluk perileri çok geçmeden yakın bir zamanda yeniden buluşacağımızı kulağıma fısıldıyor.