24 Temmuz 2008 Perşembe

Masal Bahçe... Maria'nın Bahçesi

Her anlattığı masala o klasik başlangıçla "bir varmış bir yokmuş" diye başlardı annem. Devamında gelecek hikaye her seferinde farklı olsa da, başlangıcı hep aynı olurdu. Ve iki masal, dinlemekten ve anlattırmaktan bıkmak usanmak bilmediğim... Bremen Mızıkacıları ve Külkedisi... Neden bu ikisi diye düşünüyorum şimdi, çocukluk zihnimde izlerini sürmeye çalışıyorum. Çok fazla cevabım yok bulabildiğim. Ama ben zaman zaman hep kendimi bir Külkedisi masalındaymışım gibi bir hissiyatın içinde buluveririm. Öyle büyülü bir an, öyle büyülü bir mekandır ki o içinde bulunduğum, o anın bitmesi, o mekandan ayrılmam, Külkedisi masalındaki gibi saatin 12.00'yi vurmasıyla birlikte at arabasının balkabağına dönüşmesi misali bir etki yapar üzerimde.

Son dört yılımızın, gelecek yıllara da ilham verircesine ömrümüzün en güzel dört yılı olması şerefine, çok özel bir mekandaydık 20 Temmuz akşamı. Masal kahramanımla bir masal bahçede, Maria'nın Bahçesi'nde... Bir farkla; her masalda genellikle olan kötü cadılardan, büyücülerden, cellatlardan eser yoktu bu masalda. Mutfakta yarattığı olağanüstü lezzetler nedeniyle kendisini masalımda Mutfak Büyücüsü olarak adlandırmayı seçtiğim Maria Hanım, atmosfer oluşturmadaki zarafeti ve lezzetleriyle gecemize sihirli değmeğini daha biz oraya varmadan kondurmuştu sanki.

Daha bahçe kapısından adımınızı attığınız anda sizi karşılayan çiçekler, ağaçlar ve aksesuarlarla nasıl özel bir yere geldiğinizi hemen hissediyorsunuz. İlgi ve ihtimam öyle ki, o gecenin en özel misafiri sizsiniz sanki. Uzun zamandır bu kadar güzel tabaklarda yemek yemedim, bu kadar güzel kokular arasında içkimi yudumlamadım ve bu kadar çeşit çeşit çiçeklerin, meyve ağaçlarının altında sevdiğimin gözlerinin içine bakmadım. Her lezzetinde Ege sahillerinin, Maria'nın bir dönem yaşadığı Selanik'in, eski İstanbul'un, Ayvalık'ın izlerini, kokularını bulabileceğiniz, ama sadece ve sadece o masala, Maria'nın yarattığı o güzel mekana ait, ufak bir dünya cenneti...

Son sözü masalımızı lezzetleriyle, zevkleriyle ve baktığınız her yerde görebileceğiniz zarafetiyle renklendiren sevgili Maria'yla ilgili söylemek isterim. O gecenin tek eksiği şuydu ki, belki sadece 2-3 dakikalık bir gecikme ile bu özel insanla tanışma şansını kaçırmış olduk. Diyeceksiniz ki, daha tanışmadığın bir insanla ilgili bu övgüler niye? Kişisel bir ilgi alanımın tesadüfi bir şekilde karşıma çıkarmasıyla hakkında yazılıp çizilmiş her şeyin bende yarattığı koskoca bir hissiyat ve o gece gördüklerimin bu hissiyatı tamı tamına desteklemesi diyelim.

Bu sefer tanışılamadı ama ne gam! Masal devam ediyor ve mutluluk perileri çok geçmeden yakın bir zamanda yeniden buluşacağımızı kulağıma fısıldıyor.

9 yorum:

Tijen dedi ki...

Nice dört yıllara, ondört, yirmidört yıllara Zero!
(Ben de sana diliyorum aynısını. Güzel kitaplarda paylaşmanı güzellikleri. Turunç Kokulu Düşler sana da ilham versin, hoş senin ihtiyacın yok buna ya...)

banu gökşin dedi ki...

harikasın ve umarım o güzel dileklerin gerçeklesir benmde öptum sevgiler..

:)den dedi ki...

Sindrella masalını sevmeyen bir kız çocuğu yok sanırım. Maria'nın düş bahçesindeki Sindrella harika bir gün geçirmiş ne güzel.Hayat ne kadar renkli ve yaşanası...
Ayakkabını merdivenlerde bırakmadan masal kahramanına kavuşman da masala farklı bir yenilik katmış:)
İçindeki güzelliklerden masal gibi bir bahçe yaratan Maria'ya sevgiler, Sindrella ile prensine de masal tadında milyonlarca an'lar yaşamaları dileğimle...

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

nice yıllara diyeyim öncelikle,umarım daha uzun yıllar hep orda olursunuz 20 temmuzlarda.
ben hiç gitmedim ama sahilyolundan geçerken hep merakla bakmışımdır.

melisari dedi ki...

daha nice nice mutlu senelere zeroşum..

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

bu arada Siyah Süt yazımla nacizane senin alanına girdim biraz ama haddimi aşmadım umarım.sevgiyle kal

Kitap Kurdu dedi ki...

Bloguna bayıldım. Vakit buldukca tüm yazılarını ve kitaplarını okuyacagim. Seni listeme aldım, takipçininim bundan boyle:)

Sevgilerimle

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

Zerencim gerçek hayatta da tanışmayı isteyeceğim birisi sen emin ol,umarım bir gün gerçek olur.istediğin her zaman bana misafir olabilirsin,yeter ki haber ver sana kekimden de yaparım.çayın eşliğinde ne güzel sohbetler ederiz eminim

Zerrin Pasta Evi dedi ki...

Sevgili Zero,

Nice dört yıllara olsun inşallah...

Çok merak ettim Maria'nın bahçesini...Sitesine girip baktım en kısa zamanda gidilecekler arasında yerini aldı:)) Teşekkür ederim...

Sevgilerimi gönderiyorum...