21 Eylül 2011 Çarşamba

Sonbahar'la iki çift laf...

Aylar sonra ilk kez bu akşam içtiğim kahvenin tadından başka bir keyif alıyorum. Lezzetin ötesinde bir keyif bu, sıcaklığın ısıtan keyfi... Yaz boyu içtiğim tüm kahveler, bünyeyle buluşmadan önce az biraz soğuması için bekletildi ama gerçek şu ki çayın da, kahvenin de her zaman en sıcağı sevildi.

Şimdiyse hâla sonuna kadar açık balkon kapısından serin, tüylerimi ürperten bir rüzgar esiyor evin içine doğru. Sonbaharı büyük bir özlemle bekledim ben. Kapamıyorum bu yüzden kapılarımı. Essin istiyorum hem eve, hem içime. Üzerime aldığım ince bir hırkaya sarınmaktan güzeli yok şu an.


Yağmur yağacak diyorlar. Sonbaharın ilk yağmuru... Keşke yağmakta çok gecikmesen de diyorum, bu gece seninle şöyle bir yürüsek.

Daha dün defterime "hoşgeldin Eylül" yazdığımı hatırlıyorum. Hangi ara ayın 21'i oldu? Neyse ki Ekim en sevdiğim kardeşindir. Aslında bir nevi daha çok 'ben'dir. Eylül şiirdir, Ekim düz yazı... Eh sen de daha çok düz yazı insanısındır zaten. Şiiri sever ama hep 'düz' yazarsın. Eylül 'sonyaz'dır, kasım 'ilkkış', ekimse başından sonuna, iliğine kadar sonbahar... Tıpkı sen gibi... İnsan doğduğu ayın rengini alır, ruhunu emer mi? Herkes kendinden mesul, sizi bilmem ama ben sonbaharım, rengim sonbahar, ruhum sonbahar... Sonbahar çocukları, her mevsimi sever ama en çok sonbaharı özler.

Boşa demiyorum rengim bile sonbahar diye. Saçlarım derin bir iştahla senin rengine bürünmek istediler. Şu resimdeki kızarmış yapraklarını kıskanmış olmalılar. Kızıl olma konusundaki ısrarlarına karşı gelemedim, meğer onlar benden daha iyi biliyorlarmış kendilerine yakışacak olanı. Şimdi koyu kırmızı tonlarında salına salına dolanırlarken pek bir memnunlar hallerinden. Onlar mutlu, ben mutlu, daha ne olsun:)

İstanbul da yaz rehavetinden sıyrılıp senin ruhuna bürünmeye başladı yavaş yavaş. Festival haberleri, kapalı mekanların yeni sezon konser programları, tiyatro oyunları haberlerini uçurmaya başladılar yavaştan yavaştan. Ama sen hep en çok Filmekimi'ni beklersin Zero, bilirim. Listen çoktan yapıldı. Son üç yıldır yaptığın listelerdeki filmlerin kaçına gidebildin diye sorup canını sıkmıyorum. Biliyorum, kabahat çoğunlukla şu aralar sık sık kapıştığın İstanbul'un dikenlerinde ama sen yine de her sene pes etmeden, vazgeçmeden listelerini yapmaya devam ediyorsun ki, işte bu yüzden sana koca bir aferin! Belli mi olur, belki bu sene gideceklerinin sayısı, gidemediklerini geçer.

Belki biraz daha yazardım ama o çok beklediğim yağmur, üstelik yanına bir de misafir alarak çıkageldi. Şimşek çakıyor, gök gürlüyor ve yağmur inanılmaz güzel yağıyor. Çağırdım, geldin, kocaman bir teşekkür sana!

Şimdi ıslanma vakti... Yağmura söz verdim!

10 yorum:

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Zerencim, ah ne güzel anlatmışsın, saçların rengi sonbaharı.
Bende Haziran çocuğuyum. Ama sarı demeyelim ona. ben sarıyı sevemedim. turkuaz olsun haziran ayı olur mu :)

birdutmasali dedi ki...

ne çok aynı şeyi düşünmüşüz usul usul, habersiz !!!

Şu ilahi sarıyı hep severdim,
kah yaprakta,
kah güneş ışığında,
kah kızl-sarı batışında...

heleki bu sene trendlerde ! :)altın çağını yaşadı :)
'' ama hiç biri sonbahar olamadı.. ''

haziran kızından DUT Mevsiminden !sevgiler...
:)

laleninbahcesi dedi ki...

Zero, ben yaz çocuğuyum ama mevsimim sonbahar...
Filekiminde hiç olmazssa bir filmi birlikte izleyebilmeyi isterdim...

zero dedi ki...

Zeynepcim sen nasıl istersen:) turkuazın kızı Zeynep'sin sen o zaman, anlaştık;)

NuNucum, ne güzel satırlar bunlar... Dut mevsiminin en özel temsilcilerinden birine kocaman sevgiler:)

Lale Ablam, eee izleyelim o zaman. 1 Ekimde satışa çıktığında konuşalım, bir filme birlikte gidelim. Valla acayip mutlu olurum yan koltuğumda sen oturursan :)

Eren dedi ki...

Kış çocuğuyum ama en sevdiğim mevsimi ne güzel anlatmışsınız, son yıllarda bu güzel mevsimi pek kısa yaşayabiliyoruz malesef, uzun bir yaz ve uzun bir kış arasına sıkışmış bir kaç hafta sadece, ama olsun tadını çıkarmak lazım:)

yeliz dedi ki...

zerencim ne güzel demişsin gerçekten ekim tam bir sonbahardır. eylül izmirde tümden bir yazdır, sonbahar arada göz kırpar o kadar. ekim dibine kadar...

zero dedi ki...

Sevgili Eren, evet öyle çok fazla yaşayamıyoruz gerçekten ama elde olanla yetinmekten başka yapacak bir şey yok:)

Yelizcim İzmir'in kışı da sonbahar biraz ssanki yanılıyor muyum?

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Sonbahar saçlı kız,sen ne tatlısın:)
Demek yağmurla randevun var...benim de geçen gün şimşekler çakarkendi randevum cam önünde bir kahve içimi:)

yeliz dedi ki...

Zerencim sana özel bir konuda mail attım, profilindeki mail adresini kullandım.

sevgiler

zero dedi ki...

Nathalieciğim, zaten bu serinleyen havalardan, kış habercisi yağmurlardan çok mutlu olduğunu tahmin edebiliyorum:)