22 Ocak 2011 Cumartesi

Nurtopu gibi bir stajımız oldu!

"...iki avucumda tutmaya çalıştığım huzur..." diyor kitabın bir yerinde Nazlı Eray. İçimden kayıp geçiyor, bu anlamı kadar huzurlu cümle. Kalemim altını çiziyor, aklım üstünü... Hûşu içinde ilerliyorum Tozlu Altın Kafes'in sayfalarında. Kendini anlatıyor Nazlı Eray bu kitabında, her ne kadar "insan hayatı hiçbir zaman tam olarak karşıya aktarılamıyor. Bir nehir gibi insanın kollarından, parmaklarının arasından akıp gidiyor" diye düşünse de.

Kitabın başında hayatının 10 yıllarına damga vuran olayları yazdığı satırlar üzerine düşündüm bir süre. Sonra kendi 10 yıllarımı düşündüm. 3'üne de ayrı ayrı damga vuran olayları, bundan sonra olacakları, bilinmezliği, gizemi, artık kapımın sonuna kadar açık olduğu hayatın süprizlerini...

Ve ben hayatın akışına, gizemine olduğu gibi bırakmışken kendimi, hemen biri gelip çalıveriyor kapımı. Şimdi içinin süprizlerle dolu olduğunu bildiğim bir 'paket' bekliyor önümde. Perşembe günü "nurtopu gibi bir stajınız oldu" kabîlinden koyuverdiler kucağıma. Eşinin doğumunu heyecanla kapı önünde bekleyen babalar gibi bekledim onu tüm hafta boyunca. Heyecandan ve meraktan mideme giren sancılarla boğuştum, birkaç doz sakinleştirici dost muhabbeti almadan durulamadım.

İsimlere, markalara, kulağa fiyakalı gelen hiçbir şeye takılmadan, sadece benim için iyi olacak şeyleri dileyerek çıktım ben bu yola bundan tam dört ay önce. Bizim için neyin iyi olacağını çok iyi bildiğimizi sanmanın büyük bir yanılgı olduğunu öğrendiğimden bu yana, kendimi takıntılardan uzak tutarak olduğu gibi hayatın akışına bırakmaya çalışıyorum. Tercihlerimi ve eğilimlerimi belirledikten sonra bırakıyorum kendimi hayatın kollarına ve onun benim için iyi ve faydalı olacak şeyleri önüme getireceğime güveniyorum, inanıyorum.

Dört aydır her gün bu duygularla adım atıyorum MSA'ya. Büyük kariyer hedefleri içinde kendini yıpratarak ilerlemeyi seçen insanların ötesinde daha sakinim, hayatın asla tek bir seçenekten ibaret olmadığının farkındayım, sadece keyif almaya ve bu minvalde ilerlemeye çalışıyorum, kendimi kariyer/hırs/para üçgeninde mahfetmeden işimin keyfinin her daim farkında olarak mutfağa sokuyorum. Bu şekilde ilerledikçe de başkalarının elde etmek için kendilerini yıpratmayı tercih ettikleri o 'kariyer'e bir şekilde sahip olabileceğimi biliyorum. Etiketlerin, markaların sadece kendini kandırmaktan ibaret olduğunu öğreneli çok oldu. Her türlü etikete ve markaya sahip olduğum bundan önceki meslek yıllarımda her geçen gün avucumda bir mutsuzluk besledim, büyüttüm. Önceleri ufacık yaramaz bir oğlan çocuğuydu, sonraları semirdi, kocaman bir adam oldu. Ve o gün bugündür, mutluluğun peşine takıldığım andan beri, etiketleri ya da markaları dilemeyi bırakıp sadece "benim için iyi olan"ı diledim. Evrenin ihtiyacım olanı getireceğine olan inancımı hep korudum. Gelecek olan bir olumsuzluk bile barındırıyor olsa "demek bu konuda eğitilmeye ihtiyacım varmış" demeyi tercih ettim.

Perşembe gününden bu yana midemi kavuran merak dalgası yerini huzurlu bir sakinliğe bıraktı. Nazlı Eray'ın dediği gibi "iki avucumda tutmaya çalıştığım huzur"... Bilen bilir, başarılı bir şef ve işletmeci olan Mehmet Gürs'ün mekanlarından birinde ne kadar çalışmak, tecrübe kazanmak ve pişmek istediğimi ama bunca aydır ne özel hayatımda ne de okulda bir kişi bile ağzımdan "illa da onun mekanlarından birinde staj yapmak istiyorum" dediğimi duymamıştır. Diyorum ya, bizim için iyi olacak şeyler belki bizim öngörülerimizin çok ötesindedir, buna inancım sonsuz... Ama yine sonunda dönüp dolaşıp onun restoran zincirlerinden birine düşmesi stajımın, benim için çok hoş bir tesadüf oldu.

Staj mekanım olacak yerin adından, yerinden, markasından memnun olsam da, işin geri planını hala bilmiyorum. Dileğim bana çok şey katacak, güzel, önemli tecrübeler edineceğim, mesleğe dair pek çok bilgiyle pişeceğim bir ortamla ve insanlarla karşılaşmak... Amerikan ve İtalyan mutfağının karışımı olan bir mutfak bekliyor beni 7 Şubat'tan itibaren.

26 Ocak'ta, çok şey öğrendiğim, hayatımın akışını değiştiren, kapısından girdiğim ânı ve o anki duygularımı daha dün gibi hatırladığım, beni nasıl zor zamanların içinden çekip çıkaran, her anını yaşamaktan çok keyif aldığım MSA'dan ayrılıyorum. Ve 7 Şubat'ta yeni bir başlangıç, yeni bir adım, yeni bir kapı açılıyor yine önümde. Üç aylık stajımın bana getireceklerine de kapım sonuna kadar açık...

Üç ay boyunca Meydan'daki NumNum'dayım efendim, beklerim:)

15 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Hayırlı olsun Zerocum.
Dilerim senin için çok iyi bir tecrübe, birikim, bilgi aktarımı sağlayan, keyifli günler geçirmene ve sana yeni kapılar açılmasına sebep olacak bir staj olur.
Keşke staj yerinde ziyaret imkanım olsaydı ama günün birinde o güzel yemeklerden tadacağıma inancım tam.
Sevgiyle, yolun açık olsun, kolay gelsin şimdiden...

Özlem Öztürk dedi ki...

ÇOOOOK ÇOKKK HAYIRLI OLSUN....NumNum ne güzel...Şimdi biz geldiğimizde senin ellerinin dokunduğu yemekleri yiyebilecek miyiz?Biz de NumNumdayız o zaman.D&R da kitaplarla vakit geçirdikten sonra hemen yanında soluklanacağız ne güzel...Dilerim herşey gönlünce olur,çok mutlu olursun..Sonraki yemeklerimizde senin kendi yerinde olur inşallah:))))

Işın dedi ki...

"Bizim için neyin iyi olacağını çok iyi bildiğimizi sanmanın büyük bir yanılgı olduğunu öğrendiğimden bu yana, kendimi takıntılardan uzak tutarak olduğu gibi hayatın akışına bırakmaya çalışıyorum."

Bu güzel yazıyı iki kere okudum. Okumaya da devam edeceğim. Üstteki cümleyi asmayalım bir yerlere, kendime sürekli hatırlatmak için. Altı çizilecek daha pek çok cümle var bence.

Staj yerini en az senin kadar heyecanla bekliyordum inan. NumNum olabilecek en iyi yerlerden biri, çok şey öğreneceğine eminim.
Çok sevindim. Şimdi geriye destekleyici iş arkadaşları ve kolaylıklar dilemek kalıyor.
Staj maceralarını da sabırsızlıkla bekleyeceğim.
Sevgiler.

zero dedi ki...

Canım Leylak Dalım, çook teşekkür ederim:) biz kim bilir daha ne mekanlarda, ne sofralarda buluşacağız, bunlar da hayatın bize süprizleri olsun:)

Özlemcim, çok teşekkür ederim, sen çok yakınsın, haftasonları beklerim:) Ben de mekan sahibiyim sanki:) Artık ne kadar benim ellerimin değdiği yemekleri yiyeceksiniz orasını bilemiyorum. Henüz daha ne mutfağın şefiyle, ne de bir çalışanla tanıştım. Her zaman bize okulda söylenen şey şu "stajda size ne kadar işle ilgili sorumluluk verileceği oranın şefine bağlı. bazı yerlerde şef çok açık fikirli, öğretmeye ve sorumluluk vermeye açık oluyor, ama bazısında da tam tersi, sadece domates soymaktan, temizlik yapmaktan başka bir şey yaptırmıyorlar". Artık benim payıma ne düşecek bilmiyorum. Ama şu kesin: ya yemeklerde ya da hijyende muhakkak bir payım olacak:))

Işıncım, sana da çok çok teşekkür ederim, inan cümlelerin itici bir kuvvet oluyor:) Benim için iyi olduğundan emin olduğum şeyler olmuş olsaydı eğer, şu an pek sorunlarla yüklenmiş bir ilişkinin son noktası olarak evli, nefret ettiği bir işte çalışan, her gün kıvrana kıvrana mutsuzluğunu büyüten biri olacaktım. hayat acayip bir süpriz yaptı, benim için gerçekten iyi olan şeyi getirmiş olduğunu görebiliyorum şimdi. tercihlerimizi yapmalı, eğilimlerimizi bilmeli ama bunun ötesinde de evrenin doğall işleyişine güvenmeliyiz diyorum:) sevgiler...

Buket dedi ki...

YENİ YERİN HAYIRLI OLSUN..NUMNUM'U DUYDUM , İST LU OLMADIĞIMDAN BİLMİYORUM..BURADAN DA HABERLER BEKLİYORUZ..

laleninbahcesi dedi ki...

hemen Num Numun daresine baktım.. süper... Bir tai atımı bir kuş uçumu mesafedeyiz...İstanbuldaki mesafelere göre...
ne kadar sürecek staj?

Canım Zero biliyorum ki yemeklerim destanlar yazdıracak kadar güzel ve albenili olacak.İtalyan mutfağıda en sevdiğim mutfaktır.

Çook öpüyorum. Hayırlı uğurlu olsun.

zero dedi ki...

Sevgili Buket çok teşekküür ederim, bakalım stajdan ne maceralar çıkacak:)

Canım Lale'm, çoook teşekkür ederim, valla bir uçumluk uzaklıktasınız bence de, İkea'nın hemen yanındaki Meydan alışveriş merkezinin içinde benim NumNum. Aile boyu bekliyorum sizleri:)

zero dedi ki...

Ha bu arada 3 ay sürecek stajım:)

yeliz dedi ki...

offf num num hastasıyım. izmire ilk döndüğümüz zamanlarda burada kipada da bir şubesi açıldı nasıl sevindik müdavimi olduk hemen ama ömrü izmirlinin seçimlerine vefa etmedi kapandı, biz bile ayakta tutamadık:))) hala neden kapandı diye ara ara anarız:) umarım mutlu günler geçirirsin num numda:)

Brajeshwari dedi ki...

NuM Num harika.. Ankarada da İstanbulda da çok sık gideriz. Menüdeki bazı yemeklerin detaylarini merak ediyordum, bu iyi oldu... :)

Canim, daha nice güzel başarilarini duyacagiz.
o yüzden ben bu daha başlangıç diyorum...

öpüyorum seni...

Ece dedi ki...

şekerparem zerom,
staj tarihinden itibaren seni yalnız bırakmayacağıma emin olabilirsin:) eskiden ikea'da yemek yerdik meydan'da, şimdi kahvemi bile num num'da içerim. sen varsın artık orada:)

merakla beklediğin süreçte tek bir kelime çıkmadı ağzından şurası olsun diye, ne kadar hakimsin kendine her konuda! hayat felsefen sabit senin, güveniyorsun hayata. keyifle seyrediyorum ben de bu süreci. harika! harika!

Nehire dedi ki...

Hayırlı olsun stajın güzel kızım.Senin öğreneceklerinin yanında gideceğin mekandakilerde ne kadar şanslı olduklarını farkına varırlar,umarım.Yüzünde yüreğinin sımsısıcak sevgisini veren Zeren kızımız gibisini bulmak zordur.Kolay gelsin,sevgiyle kal...

Gamlı Baykuş dedi ki...

Hadi bakalım stajın hayırlı olsun Zeren'cim. Bu haftasonu ben de oryantasyona gidiyorum. Haftaya da maceram başlıyor. Umarım herşey dilediğin gibi olur. Haberlerini bekliyorum sensey. Sevgiler çekirge aşçı karga!

Kontrast dedi ki...

Hayatında açılan bu yeni kapı sana hep mutluluk getirir inşallah. Yazın bana da iyi geldi. İlaç gibi derler ya. Ruh halini çok güzel anlatmışsın...
Araf'ı yorumladım blogumda son olarak. Yorumlarını çok özledim. Gelir de yorumlarsan çok memnun olurum.
Keyifli ve mutlu günler...

zero dedi ki...

Yelizcim İstanbul'a beklerim, Arca yaramazına kendi ellerimle parmaklarıyla hüpleteceği makarnalar hazırlayacağıma söz veriyoruuum:)

Canım Brajeshwari, bütün NumNum'cıları topluyorum kanatlarımın altında:) bu maceraya hepinizle birlikte çıkmak da inan çok keyifli:)

Eceeem, benim canım arkadaşım, istisnasız her an iyide de, kötüde de elimi hiç bırakmayan güzel insan... sensiz ne NumNum'a giderim zaten, ne de başka bir yere. Kendime hakimliğim, hayata güvenmem, bunlar da hayatın bana öğrettikleridir aslında. Bir zamanlar ne kadar emindim halbuki gittiğim yolun benim için iyi olacağından. Nasıl kocaman bir yanılgıymış halbuki. Bütün bunlardan sonra nasıl güvenmeyeyim hayata. daha bizi ne maceralar bekliyor arkadaşım, hem biliyorsun daha çok hayallerimiz var gerçekleşecek:)

Sevgili Nehire, bu güzel cümlelere nasıl teşekkür etsem bilmem ki.. umarım gerçekten birlikte güzel şeyler üretebileceğimiz insanlarla karşılaşırım. çok teşekkürler:)

Sevgili Gamlı Baykuş, ah ah günlerdir bu sürece başladığım anlar gözümün önünde film şeridi gibi... Oryantasyona giderkenki halim, heyecanlarım... Şimdi hepsi bitti, sense yeni başlıyorsun. Ne diyim, sana koskocaman bir hayırlı olsun ve yolun açık olsun:) Merakla izleyeceğim senin maceranı da:)

Sevgili Kubilay, güzel dileklerin için teşekkürler. ilk fırsatta Araf yorumlarını okumak için sayfandayım. sevgiler...