19 Ocak 2011 Çarşamba

"Bedelin pahalıydı, ödedim"... Yeniden...

2009'un Sevgililer Günü'nde yazmışım aşağıdaki yazıyı. Bugün 19 Ocak... 4 yıl öncenin 19 Ocak'ı hayatımın en çok ağladığım günlerinden biriydi. Bugünse gözlerim değil ama içim kan ağlıyor. Sanki bu, daha da kötü. Gidilen bir gıdım yol yok. Tersine, eller, kollar daha bir kana bulanık...

Bu güzel insanın güzel kelimeleri okuduğum ilk günden beri benim için hep ayrı bir anlamda olmuştur. Çok içimde hissetmiş, sanki bu aşk hikayesinin kahramanlarından biriymişim gibi derinden yaşamışımdır her kelimeyi.

İki yıl evvel yazdığım bu yazıyı bugün yeniden paylaşmak, anmak istediğim bu güzel insanı kendi kelimeleriyle selamlamak istedim. Biliyor musun sevgili Hrant, bundan tam 10 ay önce yine bir ayın 19'unda bir rüya gördüm ben. Rüyamda gelip "Rakel'i de vurdular Zeren, inanabiliryor musun, Rakel'i de vurdular" diyorlardı. Senin Rakel'in değildi o gün vurulan, olmasın da, yaşam bu acıyı da göstermesin bizlere. Başka bir Rakel'di o, asla bir Hrant'a sahip olmamış bir Rakel...
----------
Ey sevgilim, ey birtanem, ey 'ben'tanem!
Aç gözlerimi hadi...
Ve anımsa.
Günlük ezberimizin bozulduğu, sıradan söylemlerimizin kekeleştiği ilk göz sevişmelerimizi anımsa.
Sınırlanmış yaşantımızı ilk yırtışımızı...
Dayatılanlara, sunulanlara yenik düşmüş bakışlarımızın ilk dirilişini, direnişini...
Tarih yaratıyordu artık o gözler... Anımsa.
Yüklüydük, gayrı insani yüklerin en ağırıyla...
Aşk bu, kolay mı öyle kapıp da kaçmak? Kolay mı öyle tarih yaratıp da zamanın insafına terketmek?
Sırtlayıp taşınması gerekirdi geleceğe... Beslenmesi gerekirdi.
Azalmanın değil çoğalmanın hücresiydi sırtladığımız... Bütün hallerimizin çekirdeğiydi.
Artık silahımız da oydu... Atom bombamız da.
Nice acılı ve zalim çalkantıların arasından hep onun sayesinde sıyrılacaktık.
Onu kaybetmemeliydik. O bizim tarihte ilk kurtarılacak ve hep kurtarılacak üretim aracımızdı. Zamanla hesaplaşmamızda, didişmemizde, cebelleşmemizde tek kalemizdi. "Büyük dünya"ya karşı verdiğimiz mücadelede "Küçük dünyamız"dı, savunma alanımızdı, sığınağımızdı.
Ey sevgilim, ey aşkım!
Sen var ya sen, hep uğruna mücadele ettiğim barıştın, huzurdun.
Farklı olma hakkımın, eşit yaşama arzumun ve özgürlük sevdamın köküydün. Sen benim sonradan kazandığım sosyal bir hak değil, insan olma temelimdin. Ta kendimdin, halimdin.
Sakındığımdın. Ödediğim bedellerin nimetiydin.
Hep yaşadığım ama hiç erişemediğimdin.
Sevgilim!
İnan ben seni onursuz hiçbir sevdayla aldatmadım.
Bedelin pahalıydı, ödedim... Ödeyeceğim.
Ve günün birinde sevgilim, gözlerim yorulanda...
Çağır çocukları yanına.
Aç gözlerimi son bir kez.
Onlara bebeklerimi göster ve de ki:
"Sizin babanız beni işte bunlarla sevdi."


Bu mektup yıllar evvel Hrant Dink tarafından eşi Rakel Dink'e yazılmış bir aşk mektubu. Hrant Dink, 19 Ocak 2007'de öldürülmeden bir hafta önce Rakel'le birlikte eski mektupları, fotoğrafları önlerine dökmüşler, okuyup okuyup gülüşmüşler.

Sonra bu mektup gelmiş ellerine. Sitem etmiş Hrant. "Ben sana neler yazmışım, bak sen bana hiç aşk mektubu yazmadın" demiş. "Niye yazayım ki" demiş Rakel de. "Sen hep yanımdaydın, söyleyeceklerimi sana söyledim". Hrant'ı yanından bu kadar erken bir şekilde alacaklarını bilseymiş böyle der miymiş? Nereden bilsin! Hepimiz hayatımızı bir gün hiç sona ermeyecekmiş gibi yaşamıyor muyuz?

Hrant bir hafta sonra ebediyen ayrılınca yanından Rakel'in, cenazede okuduğu o tüyler ürperten yazıyı kaleme almış Rakel de, hayatının ilk ve son aşk mektubu olarak atıfta bulunarak. Onu buraya yazmayacağım, merak eden olursa, nasılsa bulur okur. Sadece o yazıdan iki cümle:

"Ben de sana yazdım aşk mektubunu sevgilim.
Bana da ağır oldu bedeli sevgilim"

Benim bu güne, aşka, sevgiye, sevgililere dair söyleyecek daha başka bir sözüm yoktur!

8 yorum:

Özlem Öztürk dedi ki...

Birşeyler yazmak isterdim ama diyecek sözüm yok.

Leylak Dalı dedi ki...

Aynen benim de, diyecek sözüm yok:(

oyuncu dedi ki...

Bugün Hrant dördüncü yılında onbinlerce kardeşi tarafından yeniden anıldı.
'Faşizme inat kardeşimsin Hrant'
Bu günün en güzel sloganıydı belki de.
Sevgiyle...

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Paylaşımınız çok duygulu olmuş...İnsan bunları okuduktan sonra kalakalıyor olduğu yerde,hüzün dolu bir gün !

(ben de sizi bloguma beklerim , bende de bir anma var)

A-H dedi ki...

bir insanin canina kast edilmesinden daha da beter olani boylesine sevenlerin bu sekilde ayrilmasi sanirim :(

yeliz dedi ki...

çok dokunuyor zeren çok. çok duygulandım yine

Buket dedi ki...

söyleyecek söz yok...

Aklımdakiler... dedi ki...

Yorum yazayım diye açtım bu pencereyi ama ne yazacağımı bilemiyorum. Kilitlendim.