7 Ekim 2008 Salı

Sobelenen Hayallerim!

Yeni sobem, yarı adaşım kabul ettiğim sevgili Zerrin'den geldi. Hayalkırıklıklarım, gerçekleşen hayallerim, şu anki hayallerim... Hah dedim sobelenince, konu tam benlik, yazar da yazarım artık. Ama yok, nedense yanaşamadım bir türlü yazıya, elim tam gidecekken klavyeye, tam açmışken boş bir yazı sayfasını önüme, gerisin geri gidildi, o ilk satır bir türlü dökülemedi.

Benim gibi hayal kurma sevdalısı, kimi zaman gerçeklerden çok hayallerini seven biri için nedendir bu durum diye sonradan uzun uzuuun düşünülmesine karar verilip "ne olursa olsun yazılacak!" ültimatomuyla geçildi bilgisayarın başına. Aslında şimdi de farklı haller içinde değilim ya, yine de yazıyorum işte.

Hayallerimin başladığı yere gitmek istiyorum sanırım öncelikle. İlk hayal kurduğum yerlere, o anlara... Yukarıdaki resimde gördüğünüz yerde başladı benim için hayal kurmak. Bu gördüğünüz denize bağlanan minik gölün kenarında bir evi olan büyük teyzemin balkonundan her yaz bu manzarayı seyrederek onlarca hayal geldi geçti zihin dünyamdan. Dört yaşımdan beri hemen hemen her yaz konuk olduğum bu ev, her daim benim için yeni başlangıçların ifadesi oldu. O kadar çok hayal kurulup o kadar çok karar alındı ki o göl kenarında, benim için ifade ettiklerini tarif edebilmeme imkan yok.

Hep büyük bir yazar olmayı hayal ettim. Arada hep başka şeyler olmayı hayal ettiğim de oldu tabi. Ama her ne olursam olayım, yazar olma isteği konumunu asla kaybetmeden yerli yerinde demirbaş olarak durdu hayal dünyamda. Olabildim mi? Onu bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki, yazıyorum. Bu da - yazar olmanın en birincil koşulu olduğuna göre - en azından hâla bir ümit olduğunun işaretidir:) 2008, 2009'a devrilmeden ilk kitabımı elime alabilirsem sadece 28. yaşımın değil, hayatımın en güzel armağanlarından birini sunmuş olacak hayat bana. Bense ona şimdiden sonsuz teşekkürlerimi yolladım bile. Kitap olsun olmasın, yazıyor olmak bile hayatımın en güzel gerçek olan hayallerinden biri.

Yazar olmanın haricinde peşinde en çok koştuğum hayalim diplomat olmaktı. Ama bu isteğin temelinde aslında başka bir şeyin hayali yatıyordu. Şehir şehir, ülke ülke tüm dünyayı dolaşmak! Asıl isteğim buydu ve diplomat olursam bunu gerçekleştirebileceğimi düşündüğüm için de bir zamanlar gerçekten çok istemiştim bu mesleğin bir parçası olmayı. Ama benim gibi bağlılık duygusu kuvvetli ve yoğun olan, her yaşadığı anı iyisiyle kötüsüyle sevdikleriyle paylaşmadan mutlu olamayan biri için çok da uygun bir meslek olmadığı iş kapıya gelip dayanınca belli oluverdi. Ne zaman ki ayrılığın acısı düşüverdi içime "yok" dedim, "yine gezerim ben dünyayı ama hep geri döneceğim yerin burası olması koşuluyla". O nedenle hâla gezmek, çok merak ettiğim dünya şehirlerini görmek, yeni kültürler tanımak, insanlarla tanışmak, o insanlarla mektuplaşmak, yeni yıl gibi özel günlerde kart atarak hoş süprizlerle kendimi hatırlatmak, hayalini kurmaktan hiç vazgeçmediğim şeyler arasındadır.

Hele de bunu sevdiğim insanla birlikte yapabiliyorsam... İşin o kısmı, hayallerim arasında 'gerçekleşmesi en zor olanlar' kategorisinde yer alan kısımdı. Zor bir insan değilimdir. Elbette her insan gibi bazı ters yanlarım olsa da, insanlarla diyalog kurmaya, herkesle anlaşmanın bir yolunu bulmaya çalışırım. Ama gelin görün ki iş gönül işlerine geldi mi, orda tamamıyla çuvallıyor(du) 'herkesle anlaşmayı beceren bu sosyal kız'ımız. 'Çuvallıyordu'daki paranteze alınmış 'du'ya dikkat etmişsinizdir sanırım:) Demek en olmaz dediğim şey de olabiliyormuş dedirtmişti hayat bana dört sene önce. Ruhum tam aradığı gibi birini buluverince teslim bayraklarını açıp bırakıvermişti kendini diğer ruhun incelikli kalbine. Şimdi anlıyorum ki, hayatımdaki en büyük hayalim buymuş meğersem. Gerçekleştikten sonra anladığım en büyük hayalim... O olmadan diğer hayallerimin hepsinin eksik kalacağını biliyorum artık.

Birlikte hayal kurmanın güzelliği de katıldı hayatıma böylece. Gezilip görülecek yerlerin hayali, böylesi eşsiz bir hayaldaşla paylaşılabildiği için ayrı bir güzel mesela artık. Her yazdığım hikayeyi önce ona okutabildiğim, ne düşündüğünü merakla beklediğim o sabırsız dakikalar hayatımda var olduğu için daha bir güzel yazı yazmak. Aynı kitabı okuduktan sonra ne düşündüğümüzü paylaşabildiğimiz için daha bir keyifli kitap okumak...

Hayaller her zaman var; dolayısıyla hayal kırıklıkları da... Ama şimdi biliyorum ki, gerçekleşen hayallerim için sevinçten sarılacağım, hayalkırıklıklarım için ise dayanıp teselli bulacağım bir eşe/dosta/sevgiliye/hayale sahibim. Teşekkür ederim hayallerimi gerçek kılan her şeye ve herkese:)

Oyunun kuralını bu sefer bozmayalım ve madem öyle biz de sevgili Yasemin'i sobeleyelim.

14 yorum:

nilay dedi ki...

Tüm hayallerinin gerçek olması dileği ile başlıyorum. İnşallah kitabın çıkarda bize de keyifle okumak nasip olur.
İkinci hayalinde ben de sana katılmak istiyorum. Ben de diyar diyar gezmeye bayılıyorum. Sen yarinle bende goncamla bol bol gezelim inşallah.

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

Zerencim ne güzel ifade etmişsin kendini bak pek de hevesli başlamasan da yazına.beni de mimlemişsin hadi bakalım hayırlısı bu konuda biraz düşünmem lazım.bakalım neler çıkacak

Kitap Kurdu dedi ki...

Umarım Zerencim tüm hayallerin gerçek olur. Harika bir yazı olmuş. ellerine yüreğine sağlık. Seni okumak bana mutluluk veriyor. Teşekkürler...

zero dedi ki...

Ah Nilaycım, bazen böyle girdiğim kitapçılarda raflara dizilmiş kitapları hayal ediyorum üzerinde adım yazılan. Çok heyecanlıyım gerçekten:) E tabi bir de gezmeler görmeler hiç ama hiç bitmesin:)

Yasemincim bekliyorum senin hayalleri de merakla, bakalım neler dökülecek senden?

Kitap Kurdum, sağol canım, çok mutlu oluyorum böyle güzel sözleri okuyunca:)

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

Zerencim biz Amasra merkezde kalmadık ama eğer araba ile gidecekseniz sadece 5 dk.mesafede.grand kirazlar otel,istersen bungalovlar da var biz yer bulamadık malum bayram kalabalıktı.otel genelde fena değil sadece bayram diye sanırım akşamları canlı müzik vardı ve çok gürültü oluyordu gece 24.00e kadar.ama odalar temizdi,manzara tam tepeden harikaydı.hatta mail adresine birkaç foto gönderirirm istersen

banu gökşin dedi ki...

canım benım guzel hayallerının gerceklesmesı dılegıyle sevgıler..
http://www.kibelesofrasi.com

funda dedi ki...

zeren sen ne yazsan okurum ben, yemek tarifi bile yazsan.. işte bu yüzden kitabın çıkmasını sabırsızlıkla bekleyenlerden biriyim.. ve tüm hayallerinin gerçekleşmesini diliyorum ...

Brajeshwari dedi ki...

Sevgili Zeren
Ne güzel yazmışsın..Çok samimi buldum bu yazında da seni..Mutlu oldum..

Tüm hayallerinin gerçekleşmesini dilerim.İnsan hayalleri oldukça, hayal kırıklıklarına üzülmeyecek kadar güçlüdür gerçekten..

Yanlız birşey dikkatimi çekti.Affına sığınarak paylaşmak istiyorum..Hayallerini küçültme..Alt metinde , kitabın olmasını isterken- bir yandan da yazıyorum az buz derken- yazıyorum ile yetinme..O kitapçida kitabının durduğunu düşünmeye ve bundan mutlu olmaya devam et..

Bir söz okumuştum bir yerde..Biz insanlar birşeyi tam istemiyoruz..Bu yüzden evren, ara boşluklarda isteyipte- arada korktuğumuz- yetindiğimiz şeyleri veriyor bize...Hep iste..vazgeçme..

İmzalı kitap isterim ona göre..Bir de Ben Brajeshwari dediğimde tanımamazlıktan gelme:)

sevgilerimle..

zero dedi ki...

Sevgili Banu teşekkür ederim güzel dileklerin için.

Funda ya sizler böyle dedikçe acayip mutlu oluyorum ve heyecanım daha da artıyor. Çok teşekkürler güzel dileklerin için.

Sevgili Brajeshwari, çok haklısın tesbitlerinde, sonuna kadar katılıyorum sana. Sen benim böyle yazdığıma bakma. İçimdeki istek, hedef o kadar büyük ki, vazgeçmeye, o boşluğu bırakmaya izin vermeyecek kadar büyük... Zaten bu nedenle geçen yıl tamamladığım ve yayınlanmasıyla çok uğraştığım bir çalışmam için 'basmak isteriz' cevabını almıştım bir ay kadar önce. Şimdilerde onun heyecanını yaşıyorum. 2009'dan önce basılması planlanıyor. Ama inan 10 tane kitabım basılsa da, şu yukarıda yazdığımdan daha farklı bir yazı yazamazmışım gibi geliyor. Yazar olmak, hele de iyi bir yazar olmak, kişinin kendi üzerine yapıştırabileceği bir niteleme değil bence. Okuyanın karar verebileceği bir şey bu. Sen benim kitabımı okurken bu kadın çok iyi yazıyor gerçekten deyip de beni hep takip edeceğin yazarlar listesine alıyorsan, o zaman senin için yazar olmuşumdur. Ama yazar olmak isteyen kişinin yapabileceği tek şey yazmak. O yazdıktan sonra yazar olup olmadığı ondan bağımsız gelişiyor biraz bence. BU mütevazilik mi? Bilmem belki, ama öyle bile olsa, kuru kuru mütevazilik etmem ben. Öyle yazarım, öyle düşünürüm ama istediğimin olması iiçin de sonuna kadar çalışırım. Yazılarımın yayınlanması için de o kadar çok uğraş verdim ki... İstediğin imza olsun arkadaşım, ondan bol ne var:)

Adsız dedi ki...

İnsanın adaşıyla karşılaşması zor biliyorsun bizim için :) Ben de bir not yazarak selam vermek istedim...Sevgiler...

Zeren

Tijen dedi ki...

Ne güzel yapmışsın Zero! Fotoğraflardan yeni bir masal kurgulama fikrine bayıldım. Merakla bekliyorum senin masalını. Dilerim bir gün ikimiz de başka dillerde kitabı yayınlanmış birer yazar olur, mutluluğumuzu daha farklı şekillerde paylaşırız.

:)den dedi ki...

Hayallerine sonsuz saygı duydum Zerenciğim. İlk kitabını ben de heyecanla bekliyorum. Aynı tema ile sobelendim ama tam nasıl yazacağım ki derken, altına not eklenmiş "canın ne zaman isterse o zaman yaz" diye... O nedenle rahatım şimdilik:)
Sevgiler...

Zerrin Pasta Evi dedi ki...

Zero'cuğum,
Hayallerinin gerçekleşmesini diliyorum :) Hayaller her zaman olmalı...

Göl kenarındaki teyzenin evi de hayal kurmak için ideal bir yer :)

Sobeyi cevapladığın için ayrıca teşekkürler...

aslı'nın mutfağı dedi ki...

Yazar olmanı, yazıyor olmanı ben de destekliyorum, umarım hayaline kavuşursun Zeren.. Ama dediğin gibi hayallerin en güzeline kavuşmuşsun zaten, umarım sonsuz olur!