1 Nisan 2012 Pazar

Bana kitap okur musun?

Güzel bir film izlemek doyumsuz bir haz.

Bu cümleyi son zamanlarda oraya buraya o kadar çok yazdım, berisinde bu cümleyi kurduran filme dair öyle çok benzer cümleleri sıraladım ki! Dört yılı bulmuş olan bu sayfanın tarihi, sinemanın ve edebiyatın bende yarattığı çarpılmanın da tarihidir bir nevi.

Bu aralar çok keyif aldığım, çok çok etkilendiğim epey film izledim. Geçen bir iki yazıda bahsettiklerim haricinde bir çırpıda sayarsam The Man From Earth, Doubt, The Grey, Incendies, Another Year, In a Better World, My Week With Marilyn, Biutiful diyebilirim.

Ama yine bir film var ki gönlümü çok fena çaldı. My Afternoons with Marguaritte, o kadar sıcak, o kadar samimi bir hikayeye sahip ki bendeki hissini nasıl tanımlarım diye düşündüm filmi izledikten sonra. Yumuşacık bir yorgana sarılıp yatmaktaki o huzur gibi bir şey...


Heyecanlı, biraz patavatsız, o kocaman göbeğiyle dünyanın en şirin çiftçisi olarak domateslerin, pırasaların, patlıcanların arasına çoook yakışan Germain, öğlenleri kimi zaman sandvicini yemek için, kimi zaman banklara oturup dinlenmek için evinin yakındaki parka gider. En yakın arkadaşları, her birine teker teker isim verdiği güvercin sürüsüdür.

Lakin bir gün o arkadaşlık genişler. Çok sevimli, pamuk gibi, kelimelerle, edebiyatla yoğrulmuş ve onları da teker teker yoğurmuş dünya tatlısı bir hanımefendi, Margueritte'le tanışır Garmain. Germain'in ne edebiyatla, ne de kitaplarla oldum olası arası iyi olmamışken bu arasının hiç iyi olmadığı dünyaya Margueritte'in elinden tutarak giriverir. Öğleden sonraları parkta buluşup birlikte kitap okumak her ikisinin de hayatının en büyük keyfi oluverir bir anda.

O çok güzel diyaloglarla, edebiyat tarihinin en etkili romanlarına/karakterlerine göndermelerle, son derece samimi, sıcacık sahnelerle dolu bu film, çok berbat geçmiş bir günü bile ışığa boğacak bir enerjiye sahip. Hele de filmin sonunda bir şiir gibi akıp giden o cümleler... Üşenmedim, durdura durdura not aldım her bir cümleyi.

Şu bir gerçek ki, hayatımıza damga vuracak insanın nerde, ne zaman ve kaç yaşında karşımıza çıkacağını bilmek imkansız. Ama hayatımızın hiç tahmin etmeyeceğimiz köşe başlarında o insanla/insanlarla karşılaşabileceğimiz gerçeğini bize hatırlatan böylesi ışıltılı filmlere hepimizin ihtiyacı var.

Bir de... Evet, iflah olmaz bir romantik olabilirim ama filmi izlerken şunu farkettim ki iki insanın birlikte kitap okuması fikri bana çok büyüleyici geliyor. Kasdettiğim iki sevgili değil sadece. Nitekim bu film iki sevgiliyi değil, iki 'dost'u anlatıyor. Demek istediğim sadece şu: Birbirine kitap okumak iki insan arasında olabilecek en kıymetli paylaşımlardan biri bence.

Son sözüm, iki başrolden en 'kocaman' olanına olsun. Gerard Depardieu, sen bu dünyada tanıdığım en muhteşem tombik adamlardan birisin!

7 yorum:

laleninbahcesi dedi ki...

Zerooo, bu filmi izlemeliyim. O tarif ettiğin yerden mi aldın...
Kitap okumak, okuduğun kitabı konuşmak harika bir şey.

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Zerocum içimi ısıttı yazın, izlemek için sabırsızlanıyorum bu filmi...Gerçekten ne içten bir duygu birbirine kitap okumak, ben dinleyecek ve okuyacak birini bulsam hazırım:)

Biutiful, Marlyn, Doubt ve The Grey'i ben de izledim bunların arasında en beğendiğim Biutiful'dur.
Senin film önerilerini dikkate alıyorum ama çoğunu Film izle sitelerinde bulamadım, beni yönlendirirsen sevinirim Zerocum:))

Güzelliklerle kal!

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Zerencim Merhaba.
Bu filmler tam benlik. Hep bu tarz, ruhumu besleyecek filmler arıyorum. Ama bulamayınca maalesef, eşimin izlediği filmleri izliyorum.

Gulcin dedi ki...

hemen yaziyorum bu filmi bir kenara. Ne zamandir izlemedim boyle bir film cok tesekkurler zero

Özlemaki dedi ki...

ilk tanışıklığım aklıma geldi, içim cız etti...Cyrano'yu izledikten sonra 1 hafta odamdan çıkmamış, kimseyle konuşmak istememiştim. Pause'uma basılmıştı sanki ve sonrasında iflah etmedim. Depardieu felaket bir insan.

Vladimir dedi ki...

Bunu izlerim kesin. Önce bulmam lazım tabii :)

gözde dedi ki...

Zerenciğim,

Okadar güzel anlatmışsın ki, izlemem şart oldu. Hemde yumuşacık yorganıma sarılarak, huzur içinde :):) bunu okumak bile huzur verdi inan. Gözde