14 Ağustos 2011 Pazar

Gezgin kadınlar...

Birini uzaktan, birini nispeten daha yakından izlediğim iki kadın... Çok farklılar ama bir o kadar da benzer... Paydalarını özgür ruhlarında ve iflah olmaz bir gezgin olmalarında birleştirmişler. Yolda değilken bile yola tutkun bir hayat yaşamak aslında hiç de sanıldığı kadar kolay bir şey değilken tutkularını hayatlarının merkezinde tutarak yaşamlarını cesaretle anlamlandıran insanlar...

Ben Barselona yoluna çıkmadan evvelki gece konuştuğumuzda "Güney Amerika'ya gitmeyi planlıyorum, gittim mi 2-3 ay dönmeyi düşünmediğimden de bazı ayarlamalarla uğraşıyorum" demişti. Yeni bir yol arifesinde onun yolu için duyduğum heyecanı bugün gibi hatırlıyorum. Hayatımızın çok kısa bir dönemini yan yana aynı ofis içinde geçirmiş olmamıza rağmen tüm incelikleriyle çekilmiş bir resim gibi kalmıştı o iflah olmaz gezgin ruhu hayatımın insanları arasında. Bendeki tanımı "hep gezmek için yaşayan insanlardan biri"ydi daha çok. Çalışır, para biriktirir ve heyecanla hayalini kurduğu yeni yollara vururdu kendini. Sizse belki ondan daha çok gezmesini isterdiniz; gezsin ki anılarını anlatırken yaşattığı o kıpır kıpır enerjiyi daha çok yaşayasınız. Yaşarken aldığı keyfi sohbetine de yansıtan, cümlelerin sevdiği insanlardan biriydi her zaman ve daima.

Barselona'dan dönmemle kısa bir zaman içinde sosyal paylaşım sitelerinden birinde o çok beklediği yollara vurduğunu gördüm kendisini. Üstelik yaşadıklarını paylaştığı bloguyla da beni dönmeden gezisinin bir parçası yapıvermişti. Fotoğraflarına mı, satırlarına mı takılayım hiç bilemedim.

Reina del Camino... Lirik bir lisan olduğunu düşündüğüm İspanyolca'dan kendi lisanıma kattığım inanılmaz güzel bir ifade... Yolların ve yolculuğun kraliçesi demek. Bloguna verdiği ismin açıklamasını yaptığı satırlarından öğreniyorum bunu, yüzümde kocaman bir gülümseme... Bir insan kendine bu kadar yakışan, bu kadar bütünleştiği bir ismi nasıl bulur:) Dedim ya cümleler severdi onu; bunun için yürüyüp bulmuşlardı üzerine yapışacakları ruhun yüzünü.

Diğeriyleyse bu satırlar sayesinde tanışmış, önce Paris'e olan aşkına vurulmuş, sonra tüm dünyayı neredeyse kaldırım kaldırım dolaşma ve keşfetme arzusuna hayran kalmıştım. Hep demişti en başından beri, o da gitmelere tutkun, yollara açılan koridorun giriş kapısı havaalanlarına sevdalı bir gezgin huzursuz ruhtu...


Yorgun bir mutfak günü sonrası serin bir İstanbul yazı akşamında, tadı kadar sunumuna da hayran kaldığımız tavşan kanı çaylarımız eşliğinde en çok yollardan, biraz bize dair hikayelerden, çokça kitaplardan oluşan keyifli bir sohbetin tarafları olarak buluştuk. Geçmiş yolculuklar, gelecek olanlar, hemen kapısında bekleyenler... Bir kuyruklu yıldız misali peşine takılmak ve sadece rüzgarını takip etmek... Düşü bile rengarenk...

Kuzey'e düşürmüştü bir süre önce yolunu. İskandinavya, kuzeyin, güneşi batmayan 'uzun günlü' şehirleriydi uzun zamandır beklediği. Gitmeden "Ben gülen yüzleri severim. O yüzden derim ki; eğer isterseniz, Uzun Çoraplı Pippi'ye, Uçan Kaz ve arkadaşı Nils'e ya da Ejderha Dövmeli Kız Lisbeth'e selam götürebilirim sizden" diye yazdığında tüm selamları bir emanet gibi gönderivermiş, merakla da sonrasını beklemiştim. Dönüşünü, geride kalanları, birikenleri... Kısmet, Kuzey yollarından sonra yüz yüze paylaşmayı mümkün kıldı o birikmişleri.

İki kadın dedim ama hayatımdaki en önemlilerinden birinin, en büyük sevdası Güney Kore yollarına dökülme arifesinde nasıl heyecanlarla kavrulmakta olduğunu nasıl unuturum:)

Yollarınız, yollarımız açık olsun cesur ve güçlü, kıymetli arkadaşlarım!

6 yorum:

Melange dedi ki...

ne kadar güzel bir yazi, aldi götürdü beni.."Ikisini" de bu vesileyle tanimis olmaktan da büyük mutluluk duydum...

숯인 SuChi'iN dedi ki...

bir Kuzeyli daha demek, benden önce sana anlattı o soğuk esintilerin bıraktığı sımsıcak etkiyi, kıskandım mı desem :)...merakla okuyacağım yazısını! bakalım bu şehir iki yolculuk delisinde ne gibi izler bırakmış :) dilerim hepimizin yolu açık olur ve o yollardan geçerek beni ziyarete gelirsin dostum zerom (^^)

Adsız dedi ki...

Zerencim ilk kahramanı iyi tanır çoook severim.. Ben de kendisinin takipçilerinden biriyim.. Ama seni de yakinen takip ettiğimi belirtmeden geçemiycem.. Özellikle kitap okuma konseptlerine bayılıyorum.. Lütfen paylaşmaya devam et :)

Sevgiler

Fidan

zero dedi ki...

Melange çok teşekkür ederim. Ben de bu kadar keyifli kadınlar tanımış olduğum için çok mutluyum:)

Suchim yollar hep akıyor ikimiz için de ayrı ayrı. Ve en keyiflisi an gelip kesiştiğinde paylaşmak her şeyi:) Elbet senin kadar olamasa da heyecanlıyım senin adına. Kore maceranı, diğer yollarından beklediğimden çok daha farklı bir enerjiyle bekliyorum:)

Fidancııım çok teşekkür ederim, çok mutlu oldum yorumunu okuyunca:)) Ben de senin minik 'maceranı' çok büyük bir keyifle takip ediyorum. Yollar kadar, hatta belki çok daha fazla süprizlerle dolu, en sevimli maceralar onlar öyle değil mi?:) Seni kocaman öpüyorum...

Leylak Dalı dedi ki...

Ben de gezgin kadınları ve onları takip etmeyi seven ve de bu buluşmadan dolayı içi kıskançlıkla dolan cadıyım:)))
Şaka şaka, buluşmanıza çok sevindim ve benimle olacak olanı da sabırsızlıkla bekliyorum. Gezi anıları olmasa bile anlatacak çok şey bulurum merak etmeyin:))))
Öpüyorum bütün gezgin kadınları...

Özlem Öztürk dedi ki...

Zerencim, arkadaşın olabilmek ne güzel bir şey! Nasıl keyif aldım paylaştığımız akşamı geceye bağlayan zamandan. Yazdığın güzel satırlar için, yüzümü kocaman bir gülümsemeyle donattığın için çok teşekkür sana. Benim tehlikesiz yollarımdan çok, senin yaşamındaki mutlak başarıların asıl övgüye değer olanlar. Ne keyifli olur seninle yollarda olmak! Sevgiler.