20 Temmuz 2011 Çarşamba

Muhabbetli sofralar...

"Kimi evde yemek, yaşamak için yenir. Kimi evde yemek için yaşanır. Bizim evde ise yemek, muhabbet olsun diye yenirdi. Sofra muhabbet için kurulur, yine muhabbetle kaldırılırdı".

Takuhi Tovmasyan'ın Sofranız Şen Olsun kitabının giriş yazısında yer alan bu satırları, özenli sofralar hazırlamak için ne zaman mutfağa girsem hatırlarım. Zamanda ilerleyip yaşıma yaş, geçmişime yeni sayfalar ekledikçe kurulan sofraların değeri de, o sofraları muhabbet dolu anları biriktirmek için kuruyor olmanın bilinci de artar oldu bende.


Profesyonel mutfakların önlüğünü, kepini, ceketini üzerimden atıp kendi mutfağıma girdiğimde pili sıfırdan yüklenmiş gibi enerji dolmam da bundan olsa gerek. Hiç tanımadığınız, bilmediğiniz insanlara yemek pişirmek ne kadar heyecan vericiyse sohbetini, zevklerini, rengini bildiğiniz dostlarınıza, sevdiklerinize bir şeyler pişirmek de o kadar keyifli...

Geçenlerde, "vedalaşılacak eşyalar/benle yaşamaya devam edecek eşyalar" belirlemesini yapmak için hepsinin tıkıldığı arka balkonlara, koca gardropların üst raflarına derinden bir dalış yapmışken iki yıl kadar önce çok severek almış olduğum bir şeye değiverdi elim: piknik sepetim!

Aldığım dükkanın rafında sepeti gördüğüm anda benim olması için duyduğum heyecan, çıkılacak pikniklere dair kurduğum hayaller de birlikte çıkıverdi o dolabın içinden. Artık geçmişe dair hatırladığım her şeyde olduğu gibi buruk bir tebessüm de gelip oturuverdi dudağımın kenarına ama sadece kısacık bir an... Çünkü mevsim yaz, keyifli anları paylaşacak da çokça arkadaş olunca yepyeni sofralar, yaz rengi piknikler de bizim olacaktı kuşkusuz.

Ağaç altına kurulmuş bir masa, zevk duyarak hazırlanmış birkaç meze, aslan sütüyle beyaza boyanmış kadehler, geceden daha çok keyfimizi aydınlatan birkaç mum, masayı çevreleyen dört sandalyeden çıkan volumü rengarenk dört çeşit kahkaha... Yani Tovmasyan'ın yazdığı gibi muhabbet için kurulmuş ve muhabbetle kaldırılmış bir sofra...


Sofranın sakinleri bizim gibi MSA mezunu mutfak sevdalıları olunca muhabbetin rengi de, tonu da, ritmi de mutfak üzerine oluyor elbet yoğunlukla. Aynı mutfağın içinde omuz omuza hamur açtığın, sos karıştırdığın arkadaşlarınla benzer hayalleri paylaşmak kadar farklı hikayelerin geldiği noktayı dinlemek de büyük keyif...

Hayatın yüklerinden sıkılıp kendini ezen her şeyi bir kenara atarak ferahlamak ve hayatını tekrardan eline alabilmek için Gökçeada'nın gözlerden uzak bir kıyısında kendine ufak bir klübe yapan, çevresindeki toprağı ekip biçen bir baba ve zaman zaman onu ziyarete giderek klübenin önünde denizden tuttuğu balıklara babasının o anda hazırladığı mezeleri ve iki tek rakıyı katık ederek babasıyla belki de en büyük keyiflerden birini paylaşan bir oğul... Dün gece dinlediğim en güzel hikayelerden biriydi bu. Hayatlarını değiştirmeye cesareti olan insanlara saygım öylesine sonsuz ki! Bunu her yeni kelamda, her yeni hikayede bir kere daha anlıyorum.

Çocuklarıma, torunlarıma miras kalması için yazmak istedim diyor Takuhi Tovmasyan, sadece tarifleri değil, sofra muhabbetlerimizi de yazmak istedim. Ben de işte tam da bunun için yazmak istiyorum... Bunun için yazmak, bunun için tarihe not düşmek...

6 yorum:

Nehire dedi ki...

Yüreğime nekadar iyi geldi,yazın.Tebessümle okudum ve anılara gittim.Teşekkürler yüreği güzel kızım,Zeren.Sevgiyle kal...

yeliz dedi ki...

içimi ısıtıyorsun.
hayatını değiştirmeye cesareti olan insanlara ben de hayranlık duyuyorum ve bunlardan biri de sensin. okurken hep birkaç sene önce tanıdığım zeren gözümün önüne geliyor ve şimdiki halin:)
içimde güzel sofralar kurma isteği uyandırıyorsun
sevgiler

Bugday Tanesi dedi ki...

Yazarken öyle hissederek yazmışsın ki ne demek istediğini içime sindire sindire okudum.
Ki o sofra muhabbetleri ne keyiflidir,ne değerlidir. Yatağına attığın anda kendini özetlenir bütün gecen talı bir uyku eşliğinde :)

parıldayan çiçek dedi ki...

Bir an beni geçmişe göderdiniz.Geçen zamanların kıymetini hatırladıkça paylaşımın ne kadar önemli olduğunu farkediyorsunuz.Zaman zaman yemek yapmaktan sıkılıyordum .Sizi okudukça keyif almanın önemini hatırlıyorum.Teşekkürler.

nilay dedi ki...

Sohbetiniz bol olsun. Sofralarınızdan eksik olmasın. Sevgiler

Melange dedi ki...

ne kadar keyifle okudum, keyifle hazirlanan, dostlarla yine keyifle paylasilan sofralar benim ailemde de hep cok önemli olmustur..sevgiler