22 Nisan 2010 Perşembe

Sil baştan...

Hiç hayatınızı şarkılarla anlatmayı denediniz mi? Hangi döneminizi hangi şarkı etkiledi mesela? İlk aşık olduğunuzda hangi şarkıları dinleyerek onu düşündünüz? Ya da sevgilinizle hangi şarkının sözleriyle dalga geçerek keyifli saatler geçirdiniz? Çocuğunuz ilk hangi şarkıyı duyduğunda dans etmeye başladı? Bu ve bunun gibi pek çok şey işte...

Bir zamanlar, benim için çok çok özel olan bir insana onunla ilişkimizi şarkılarla anlattığım bir CD hazırlayıp hediye etmiştim. İçinde U2'dan Mahsun Kırmızıgül'e bir sürü şarkı vardı ve tabi hepsinin de ayrı ayrı, kimisi duygusal, kimisi komik bir dolu anısı... Şarkıları teker teker CD'ye kaydetmiş, her şarkının sonuna da o şarkıyla ilgili olan anıyı anlatmıştım kendi sesimden. Ve o hediyeyi hazırlarken anlamıştım şarkıların bizler için farkında olmadığımız ne anlamlar taşıdığını.

Çoğu zaman şarkıları hayatımızı ne kadar etkilediklerini bilmeden dinliyoruz. Halbuki her anımızı onlarla yaşıyoruz, farkında değiliz.

Bu aralar çok fazla müzik dinliyorum. Ruh halimin bir sonucu olarak dinlediklerimin hüzün katsayısı oldukça yüksek... Kimisi gidenlerin ardından gözyaşı döktürüyor, kimisi anıları hatırlatıyor, kimisi de fazla fazla düşündürüyor.

Şebnem Ferah'ın Sil Baştan şarkısını ne zaman dinlesem içimde bir şeylerin titrediğini hissederdim. Hep çok sevdiğim bir şarkı olmuştur. Ama hayatımın bu döneminde olduğu kadar daha evvel hiç bu kadar anlam ifade etmemişti. Her insanın, hayatında sıfırdan başlamak istediği zamanları olmuştur. Temiz sayfalar, yeni kararlar, yepyeni başlangıçlar...

"Son" kelimesi ne kadar hüzün veriyorsa "başlangıç" kelimesi de o kadar pozitif bir anlam taşır. Kelimelerin bile enerjileri olduğuna o kadar inanıyorum ki! 2010 hep sonlarla geldi yaşamıma. Son birkaç ayda pek çok şeyin finalini yaptım. Şimdi sıra geldi başlangıçlara, sıfırdan tertemiz, yepyeni sayfalar açmaya...

Ama bundan da önce, sonla başlangıcın arasında geçecek bir zamana ihtiyacım var. Arafta kalan bir zamana... Sonlara neden olan şeylerin hesabını yapacak, sorgulayacak, düşünecek, yüklerden kurtulup arınmaya yarayacak bir zamana... Ki başlangıçların üzerine daha doğum gerçekleşmeden eskiden kalma leke izleri bulaşmasın.

Sil baştan yepyeni başlangıçlara ihtiyacı olduğunu yaşamın rutin alışkanlıkları içinde yuvarlanıp giderken anlayamıyor çoğu zaman insan. Ne zaman ki çıkmaz sokağın içinde son sürat ilerlerken duvara toslayıveriyor direksiyon, başka şans kalmıyor. Yüzleşmek ve kararlar vermek zorunda kalıyor.

O nedenle galiba çoğu zaman gerçek bir "sil baştan" için önceden kurulmuş/garantilenmiş/düzene girmiş her şeyin tepetaklak olması gerekiyor. Gerekiyor ki yerine yenileri, tertemiz, lekesiz olanları koyulabilsin.

Dedim ya çok fazla müzik dinliyorum bu aralar. Pek çok şarkı, pek çok şarkıcı...

Ama bu şarkı... Bu şarkıyı sadece dinlemiyor, aynı zamanda yaşıyorum da...

"Sil baştan başlamak gerek bazen
Hayatı sıfırlamak...
Sil baştan sevmek gerek bazen
Her şeyi unutmak..."

9 yorum:

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

Zerencim benim de hayatımda böyle şarkılar vardır, hala dinlediğimde beni o eski günlere götüren ve içimi deli gibi acıtan. Senede bir gün, Güllerin İçinden, İkimizin Yerine ve daha birçok şarkı var birilerini ve birşeyleri anımsatan. ama inan silip baştan başlamak gibisi de yok. geçmişe hiç üzülme, sevin ki sana ne güzel anılar eşlik ediyor artık. emin ol onlarla yolunu daha iyi bulacak ve çok daha doğru kararlar vereceksin. en azından benim için öyle oldu, o şarkıları dinleyip ağladığım günlerden sonra hakettiğimi düşündüğüüm huzuru bulmam çok uzun sürmedi.çok şükür artık hayatımın şarkıları o kadar hüzünlü değil. sevgiler canım

idil dedi ki...

zerom, hani sen derdin ya bana hep zaman diye. şimdi ben sana diyorum zaman. zaman her şeye çare. inan ki öyle. şarkılar mı bizim şarkımızı dinle :) meeting place ve since i left you :))

Parpali dedi ki...

Bir şarkıyı yıllar sonra bile başka anlamlandırabiliyor insan. Sözleri gün geliyor daha çok batıyor içine. Ama sen, çabuk çık o araftan istiyorum. Şarkılar deniz suyu gibi kaldırsın seni. Çık gel ve yine kelimelerini ser üzerimize.
Hadi... sil baştan.

laleninbahcesi dedi ki...

umarım o şarkıları yıllar sonra dinlediğinizde şimdi duyduğunuz acı yerine bir gülümseme alır...

Benim sloganım şudur; daha güzel bir şeyin başlaması için bir şeyin bitmesi gerekir. Bence sizi daha güzel bir şey bekliyor...

nehircce dedi ki...

Harika bir şarkı..Benim de var böyle bir kaç şarkım...Ama senin yazını okuduktan sonra oğlumun ilk şarkısı ve ilk dansı geldi aklıma öyle hoş oldu ki hatırlatman..sevgiler canım iyi haftalar dilerim..

La Loba dedi ki...

Daha önce tanımadığınız birisi tarafından mimlendiniz mi bilemiyorum.

Mimlendiniz efendim. Bilginize.

Mim

zero dedi ki...

Yasemincim, hepimiz yolumuzu geçen zamanla bir şekilde buluyoruz. ama şarkılar, biz kimi zaman farkında olmasak da hep bizim eşlikçimiz oluyor gerçekten.

İdilim, ne çok dinliyorum onları da bir bilsen:) keşke sen yine karşımda olsan da birlikte dinleyip kikirdeşsek gene:) özledim seni...

Parpali, her şey bir dönem olarak akıp gidiyor. Çoğu zaman başının da sonunun da pek belli olduğunu düşünmüyorum. Ama şarkıların deniz suyu gibi olması halini çok sevdim:)

Sevgili Lale, ben de öyle umuyorum:)

Nehircce, bazen öyle günlük yaşarken neleri unutup gidiyoruz değil mi? Sevindim seni gülümseten bir şeye vesile olmama:)

Sevgili La Loba, evet diyemeyeceğim sorunuza. En kısa zamanda cevap vermeye çalışacağım, teşekkür ederim:)

billur dedi ki...

Sevgili Zeren Hanım;

Geçen günlerde iş ortağımla konuşuyordum : Artık Sezen AKSU'nun önceden dinlediğiğim bazı şarkılarını dinleyemiyorum diye çünkü aşk acısı çektiğim dönemlerim uzakta, ayrılık acısı yaşadığım dönemler yok, sevip kavuşamadığım yok. O şarkılar sadece eski anıları ya da aşkları hatırlatıyor ama o kadar..Onlar da zamana yenilmiş...

Knife diye bir şarkı vardı...Hatırlar mısınız bilmem?Bir kayanın üzerine oturmuş, gözlerim ağlamaktan şişmiş bir biçimde saatlerce dinlediğimi hatırlıyorum... Geçenlerde duydum...Duraksadım ama o kadar...

Ama sanırım Şimdi Uzaklardasın kadar beni ağlatan başka şarkı da yok...Ne zaman dinlesem ağabeyimi hatırlıyorum; öleli 1o seneyi geçmiş.Tabii bir de sanırım Candan Erçetin söylüyordu: Ölümden Başkası Yalan...Hay Allah yaşlar dayandı gene...

Aynı fikirdeyim...Bazen yerli bir olmalı...İnsan başka türlü kendine gelemiyor, kendi kendine kurmuş olduğu düzenin bağlarından kurtulamıyor.

Ama bir geçiş dönemi şart...Canınız ne kadar "arada" kalmak istiyorsa o kadar kalın.Sakın birden silkinmeye kalkmayın. Zamanından önce davranmayın..Sonra o zaman denilen döngü "şimdi zamanı demedikçe" siz önce davranmayın... diyeceğim. Sakın öğüt gibi de algılamayın, öğütlerden hiç hoşlanmam da...

Başınızı ağrıttım...
Sevgiler
Billur

zero dedi ki...

Sevgili Billur, ne demek baş ağrıtmak... böyle yazıp paylaştıkça insanoğlunun duygularının ne kadar da ortak olduğunu anlıyoruz aslında hepimiz. olayların ince detayları, şahıs isimleri, zamanları değişiyor ama yaşanan duygular hep aynı... şarkılarla ağlamak hep aynı... aşk acısı, ayrılıklar hep aynı... Knife şarkısıyla benim de bir aşk acısı anım vardır biliyor musunuz:) şimdiki gibi değildi gerçi o acı. şimdi 6 yıllık dolu dolu yaşanan bir sevginin ardından bakıyorum, o zamankiyse platonik kalmış ama yine de canımı epey acıtmış bir aşktı. Üniversitedeydim ve benimle birlikte aşk acısı çeken bir sınıf arkadaşımla sabahlara kadar Knife ve benzeri şarkıları dinler ağlar ağlar dururduk halimize:) şimdi hatırladığımda tebessüm ediyorum o günleri. Umarım ileride bu günleri hatırladığımda da tebessüm edebilirim diyeceğim ama bu sefer canım çok başka türlü yanıyor. neyse... asıl ben kafa şişirdim:)