13 Kasım 2008 Perşembe

Tarçınlı Havuçlu Kek ve Aşk

Mevzu aşk olunca hayalinizdeki en romantik tanışma sahnelerini sıralayın desem size, bir kitapçıda rastlaşıp tanışmayı kaçıncı sıraya yerleştirirsiniz? Bir sokağın köşesinde çarpışıp karakterlerden birinin elindeki poşetlerin yerlere saçılmasıyla başlayan tanışma sahnesini illa da(!) birinci sıraya koyarım diyeniniz yoksa, biliyorum ki çoğunluğumuz için aşık olacağı kişiyle bir kitapçıda - hele bir de sahafsa bu, yemede yanında yat tadında olur - tanışma hayali oldukça romantik olabilir. Bunlar artık çok klişe, hiç olmazsa hayallerimizde biraz olsun yaratıcı olalım diyeniniz varsa, buyrun hayal sizin, benim için hala - kendi aşkımı kitap fuarında bulmuş olmamdan mıdır nedir - bu 'klişe' romantizm değerini yitirmedi.

Şimdiki sorum kadınlara... Kitapçıda, sokakta, lokantada vs. bir şekilde tanışıp aşık olmaya başladığınız adam size ikinci görüşmenizde koca bir paket kendi elleriyle yaptığı tarçınlı havuçlu kekten getirirse ne hissedersiniz? Kabul edin, kalbe giden yol sadece erkekler için mideden geçmez. Hatta ve hatta bir erkeğin sizin için mutfağa girmiş olmasından da fazlasıyla etkilenirsiniz. Peki neden tarçınlı havuçlu kek de, limonlu kek değil mesela diyeniniz olursa söyleyeyim, tercih benim değil Çağan Irmak'ın. O öyle istemiş, filmine de o şekilde yerleştirmiş.

Evet, aslında bunların hepsi, yani kitapçıda aşk mizansenleri, tarçınlı havuçlu kekle kız tavlama sanatı vs. benim değil Çağan Irmak'ın son filmi Issız Adam'ın senaryosunun parçaları. İki gün önce izlediğim bu filmi baktım ki hala bu sabah kalktığımda da düşünüyorum, galiba yazmak gerek dedim. Üstelik filmin ilk yarım saatindeki gidişat 'bu filmi saate bakmadan bitirebilsem bari' noktasında iken böyle olmuş olması ilginç.

Filme girmeden önce filmle ilgili iki kişinin söylediklerini okumuştum sadece. İlkinde Uğur Vardan Radikal'deki köşesinde Çağan Irmak'ın modern zamanların Türk sinemasına bir 'Love Story' hediye etmiş olduğunu yazıyordu. İkincisiyse bizzat Çağan Irmak'ın kendisinin sözleriydi. Kadınların bu filmden rahatlamış olarak ayrılacaklarını ama filmin asıl erkekleri ağlatacak olduğunu söylemişti. Filmi izlemeden fazlasıyla iddialı bulduğum bu sözlere şimdi katılıyor olmam, üstelik de izlememin üzerinden zaman geçtikçe daha da katılıyor olmam, filmin eksik bulduğum, izlerken inanılmaz gözüme batan bazı hatalarını silip götürdü neredeyse.

İlk yarım saatte Çağan Irmak'ın karakterlerine ettirdiği o şiirsel laflar neredeyse bana kulaklarımı kapattıracak kadar yapaydı. Hani 18yy. İngiltere'sinde geçen bir film olsa - ki o zamanlar bile insanların bu kadar tyatral olduklarından şüpheliyim - mekan İstanbul, Asmalımescit, Galata, Çukurcuma taraflarının modern zamanları olunca ilk yarım saatteki o diyaloglar biraz kulak tırmalıyordu.

Filmin beni çok etkileyen yanlarını açık açık anlatmak, izlemeyenler de okuyacak düşüncesiyle çok doğru gelmiyor ama oldukça 'kentli', rahat ve sorumsuzca yaşayan, her gece başka bir kadınla son derece duygusuz ilişkiler kuran, an'ı yaşayayım derken hayatın kendi yanından akıp gitmesine göz yuman yalnız bir adamın hikayesi Issız Adam. Kendisinin bile farkında olmadığı bu yalnızlığın tam ortasına düşüveren adı Ada olan aşk, hayatın hep uzak durduğu kıyılarına sürüklüyor onu. Biriyle birlikte uyumanın sıcaklığına varıyor, el ele tutuşmayı, birlikte yürümeyi, hatta ve hatta seksi değil ama sevişmeyi öğreniyor.

Ama... Her şeyin sonundan gelen bir 'ama' vardır ya. O 'ama' da, izlemek isterseniz sinema salonlarında sizi bekliyor. Belki bu düşünceme katılmayanlar olacak ama Issız Adam benim için Çağan Irmak'ın en iyi filmi oldu bile.

38 yorum:

yeliz dedi ki...

bence de izledikten sonra günler sonra bile sahneler akılda yer ediyorsa o film iyidir.

Brajeshwari dedi ki...

çok merak ettim..

funda dedi ki...

sinema salonlarındaysa benim işim zor. dvd ne zaman çıkar acaba. çok merak ettim..

neslihan dedi ki...

Film henüz buralara gelmedi ama o kadar basında çıktı ki artık nerdeyse herşeyini biliyoruz:-)))Çağan Irmağı seviyorum ama iyi bir yönetmen olup olmadığı konusunda beklemek gerektiğinin düşünüyorum,hala içimi huzursuz eden bir durum var bu konuda.
bir de filmini herzamanki oyuncularıyla çekmediğine çok sevindim:-) sevgilerimle...

nilay dedi ki...

Çağan Irmak'ı oldum olası sevmişimdir. Henüz filmi izlemedim ama merak ettim.
Bu arada ben eşimi okul sırasında buldum. Kabul olur mu ? Hani kitaplarla en azından teknik kitaplarla ilgisi var diye söylüyorum. :)))

zero dedi ki...

Yelizcim haklısın, iyi film seni hemen terketmeyen film oluyor biraz da..

Sevgili Burcu, olur da izlersen ne düşüneceğini merak ediyorum, lütfen paylaş benimle.

Fundacım daha yeni vizyona girdi, o nedenle dvd'si herhalde 2-3 aya ancak çıkar. ama olsun, çıkınca ben sana haber veririm:)

Neslihancım yönetmenliği konusunda düşüncelerine katılıyorum, zaten filmde gözüme batan sahneler daha çok yönetmenliğine dairdi aslında. İzlersen öyle sahneler olacak ki, Zeren kesin burayı diyordu diyeceksin, o kadar yani. Ama ben Çağan Irmak'ın iyi bir senarist olduğunu düşünüyorum. Senaristliği yönetmenliğinden daha iyi en azından. Ki birkaç ropörtajından bunun kendisinin de farkında olduğunu görmek beni memnun etti açıkçası. Değişik oyuncular konusunda da çok çok haklısın. Aynı yüzleri sürekli farklı senaryolarda görmek sıkıcı olmuştu kesinlikle.Ama bu filmde başka bir şey var ki bunu ancak izleyince anlayabilirsin. Ne oyuncular aynı, ne de onun o hep anlatmayı sevdiği ege kasabaları, kalabalık aileler, sıcak insan ilişkileri... Bu film büyük kentlerdeki yaşamların içinin boşluğu, ilişki dejenerasyonu, geçmişi ve bugünü arasında sıkışan insan ruhları ve bunun getirdiği yalnızlık üzerine çok güzel tesbitler yapıyor. İzlersen düşüncelerini paylaşmanı isterim:)

Nilaycım olur mu ne demek, olmuş bile:) Teknik ya da edebi, sonunda yine aşk olmuş ya:)

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

ben babam ve oğlumu,oğluma 5 aylık hamileyken izlemiştim.eşimin omzunda hıçkırarak ağlamıştım ve günlerce etkisinden kurtulamamıştım.sanırım izlediğim en etkileyici filmdi,tüylerimi diken diken eden sahneleri vardı.belki de hamile olduğumdan çok etkilenmiştim ama şimdi çağan ırmak deyince akan sular duruyor benim için.bu filmi de çok merak ediyorum.Orhun -eşim,aşkım- hiç hoşlanmaz böyle duygusal filmlerden ama ikna etmek için takla atıyorum yarın akşam gidelim diye.
bu arada bi adamın sevdiği kadına kek yapması mevzuu da pek hoşmuş.her erkeğe izletmeli ama benim hiç şansım yok,yumurta bile kıramayan bir adamla evliyim:))
sevgiler

zero dedi ki...

Yasemincim biliyorum Babam ve Oğlum pek çok insanın Çağan Irmak filmleri arasındaki bir numarası, Issız Adam sevilse bile sıralama değişmeyebilir. Ama filmin bugünümüze dair anlattığı o kentli erkek tiplemesi, bu hayatlar, vurguladığı noktalar beni daha çok vurdu açıkçası. Ne yap et, eşinle izle bence. Kek yapma konusunda ilham gelmeyebilir:) ama bu filmi izledikten sonra kadın ve erkeğin farklı bakış açılarını görmek ilginç olabilir diye düşünüyorum. Ben ne yazık ki yalnız izledim filmi, ama bir süre sonra bir kez de sevgilimle izlemek istiyorum, sırf ne düşüneceğini merak ettiğim için:)

Zerrin Pasta Evi dedi ki...

Programımın içinde bu filmi izlemek de var. Ama ne zaman bilmiyorum tabii... Çağan Irmak'ı senarist olarak beğeniyorum.
Bu film de hem aşk var. hem de insanların yalnız olduğu galiba :)

Tarçın ve havuç birbirine yakışan lezzet.Hele de bir erkeğin elinden çıkmış olması cezbedici...
Çağan Irmak demek ki tarçın ve havuçlu kekin damaktaki bıraktığı aromayı,lezzeti seviyor ki senaryosuna da ekliyor diye düşündüm. Aşk la bağdaştırmış...

Sevgiler...

Ekmekcikız dedi ki...

Sevigili Zeren,
Haklısın, insan bu filmi seyrettikten sonra üzerinde düşünmeden edemiyor ve yazmak da istiyor, ben de yazdım zaten.:))
Benim için en iyi Çağan Irmak filmi "Mustafa Hakkında Herşey" hala, o filmde ilk olmanın naif ve içten hallerini seviyorum.
"Issız Adam" artık, iyice profesyonel olmuş bir yönetmenin filmi. Herşey tıkır tıkır işliyor. Evet, bazı sahneler aceleye gelmiş gibi, (ben özellikle paralı cinsel ilişki sahnelerini sarsak buldum) yine de bütününe bakarsak, parlak bir sonuç.
Kaldı ki, konu, şimdiye dek el atılmamış ama, belli ki çok kadının canını yakmış bir şeyi anlatıyor.
Üstüne bir de filmin müziklerinin cazibesini de eklersek, bu film üzerinde daha çok konuşulur bence.

banu gökşin dedi ki...

Çağan Irmak ın filimleri gercekten guzel. bu pazar baska bır fılme gıdecektım belkı bu fılme gıderım..

:)den dedi ki...

Çok hızlısın Zerencim:)
Henüz filmi izleyemedim. O nedenle ne yazsam boş olacak!
Gidip izlemeli:)

Tijen dedi ki...

Kolaycacık kırılıverecek bir çini kasede kek hamuru çırpmak? Hem de avucunda öylece tutarak. Neden sağlam bir kase değil de bu? Bak ben de detaylara takıldım Zero!

Parpali dedi ki...

Varsın klişe olsun. Ve varsın bu kadar klişe olmasına karşın ihtimali zor bir şey olsun. Düşünmesi bile güzel bir kitapçıda ya da sahafta tanışmayı. Ahh ah :)

Kitap Kurdu dedi ki...

Zerencim film izlemeyi aslında pek sevmiyroum. Ama sayende izlamek istiyorum artık. Vakitten midir nedir kitp okumak daha tutkulu geliyro bana. Artık seyretmeye başlayacam. Oğlumda büyüdü ne de olsa :)))
Cok güzel bir anlatımdı, ellerine, teşekkürler.

aslı'nın mutfağı dedi ki...

Zeren'cim ben bugün başka bir yerde filmin methini okudum, senin yazından sonra iyiden iyiye meraklandım.. Haftasonu gitmeli..

zero dedi ki...

Zerrincim, filmin herkesi öyle ya da böyle bir yerinden yakalayacağını düşünüyorum. sadece tarçınlı havuçlu kek değil, filmdeki erkeğimiz mutfakta oldukça maharetli bir arkadaş. benden söylemesi:)

Sevgili Ekmekçikız senle zaten çokça yazıştık bu film üzerine ya, sadece şunu farkettim. Kendi yazım dahil hiç bir yerde değinmemişim, çok yazık. filmi sırf müzikleri için bile bir kere daha izleyebilirim.

Banucum umarım sen de beğenirsin.

Güldencim, filmi de beğenirsin belki ya, içimden bir ses senin özellikle müziklerine bayılacağını söylüyor. Bir pikabın olduğunu yazmıştın sanırsam bir yazında:)

Tijencim keşke Çağan Irmak yakınım olsaydı da bu eleştirini iletebilseydim kendisine:)

Sevgili Parpali, bazen mutluluk klişe dediğimiz o aynılıkların arasında saklı. Bilmez miyim, kim istemez sahaf kokuları arasında aşkını bulmayı:)

Özlemcim pek oğlunla izleyebileceğin bir film değil bu ama olur da izlersen senin de beğenebileceğini düşünüyorum. Benim de kitaplardan vazgeçebildiğim yegâne zamanlar film izlediğim zamanlar aslında. kardeş kardeş paylaşıyorlar zamanımı:)

Aslıcım bence sağuk ve yağmurlu (gerçi haftasonu yağmur var mı bilmiyorum ama) bir haftasonu için iyi bir film tercihi olabilir Issız Adam. Şimdiden iyi seyirler canım:)

ruhdagı dedi ki...

İzlemeyi istediğim bir film ve romantik tanışmaya minübüste girer mi?

Biz Memo'yla minübüste tanışmıştık :)

neslihan dedi ki...

teşekkür ederim canım... filmi çok seviyorum ben,abartmıyorum 30 dan fazla kez izlemişimdir:-))) posteri sanırım sayfasında gezinirken bulmuştum,çok güzel kareler de var filmden.iyi hafta sonları canım.sevgilerimle...

birdutmasali dedi ki...

yarın gideceğiz !!
ve sana yazacağım
:))))))))))

Mehtap Pasin Gualano dedi ki...

Yani keki getiren boyle bir adamsa hele.. ben yemek pisirmeyi bilen erkekleri cok severim.. Hele bunu gercekten keyif alarak yapiyor ve oyle hissetiriyorlarsa.. Yani bir kadehte saraplari, ustlerinde temiz ve hos bir onluk, doktuklerini toplayarak pisiriyorlarsa, bir kenarda oturup bu tabloyu seyretmek ve ickimi yudumlamak cok hosuma gider..
bu filmi kimbilir ne zaman gorecegim ama oyle guzel yazmissin ki, merak etmemek elde degil..

aslı'nın mutfağı dedi ki...

Zeren'cim Yasemin'e yazdığın yorumda okudum, çok üzüldüm, Allah sabır versin, kaybettiğiniz yakınınız nur içinde yatsın, taksiratı affolsun..

:)den dedi ki...

Zerenciğim bir yakınını kaybettiğini Yasemin'e bıraktığın yorumdan öğrenenlerdenim Aslı gibi. Başın sağolsun canım.

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

Zerencim,canım gerçekten kendimi çok kötü hissettim.umarım daha iyisindir şimdi.hayat gerçekten çok kısa ama senin gibi güzel dostlar sayesinde insan çok güzel şeyler hissediyor,kıymetini bilmeli.umarım bir gün senin de dediğin gibi orda buluşur ve kahvemizi yudumlarız karşılıklı.Yakınına tekrar rahmet diliyorum,sana da sabırlar.

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

bak ben de Tijenin yorumun bayıldım.hangi kadın böyle bir kasede kek çırpar di mi ama:)

zero dedi ki...

Sevgili Ruhdağı, minibüs otobüs tren vapur hepsi girer canım:)

Neslihancım ben de 30 değil ama kesin bir 5 kez falan izledim. Her izleyişimde de yeni şeyler keşfediyorum hala. Kesinlikle hayatımın ilk 5 filminden biridir Eternal Sunshine of the Spotless Mind. ismini yazması bile çok hoşuma gidiyor:)

NuNucum hani yazacaktın bekliyorum:)

Sevgili Mehtap, yazdığın tablo gözümün önüne Ferzan Özpetek'in filmlerini getirdi. Onun da hemen her filminde 'mutfakta bir erkek' durumu vardır ya. Öyle bir erkeği sevmeyen var mıdır ki? Bir de 70'lerden bir şeyler eşlik etsin fonda, atmosfer tam olsun bari:)

Aslıcım, Güldencim ve Yasemincim, çok teşekkür ederim hepinize. Klasik bir laf olacak ama hayat devam ediyor gerçekten. Giden gittiğiyle kalıyor ve bizler de günlük hay huyumuzun içine dönmek zorunda kalıyoruz bir şekilde. Hepinize tekrar çok teşekkür ederim.
Yasemincim filmdeki bu sahne o kadar güzel çekilmiş ve fonda öyle harika bir müzik eşlik ediyor ki, inan ne kaseyi görüyor gözün ne de kaseyi nasıl tuttuğunu:)

birdutmasali dedi ki...

zerencim bu adam evlenip özgürlüğü elden gidecek diye hep kaçtı ama
:(((

ferkul dedi ki...

izlemedim, ama
okuyunca merak ettim

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Ben bu yazıya yorum yazdığımdan o kadar emindim ki))Kimbilir nerelere yazdım o yorumu. Küçük kızım sonu niye öyle bittiii dedi, mutlu son istedi. Kız kardeşim bu film erkekler için yapılmış ders alsınlar dedi. Ben çok beğendim tam bir metropol erkeği profili çizilmiş.Çağan Irmak beni Babam ve Oğlumda resmen yerlerde sürümüştü. Günlerce bazı sahneleri aklıma gldikçe ağlamıştım. Sevgiler size

birdutmasali dedi ki...

bu arada o güzelim nostaljik şakıları asla atlamak istemem.
muhteşem olan
AYLA DİKMEN-ANLAMAZSIN
HÜMEYRA
NİL BURAK-YANLIZIM BEN
SEMİRAMİS PEKKAN
OLAĞANÜSTÜYDÜ.
Zaten her karesi çok CAN ALICIYDI.Çağan Irmak artık ÜSTAD olmuş bence- Usta lafı az gelir bence zerenciğim.

birdutmasali dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
aslı'nın mutfağı dedi ki...

Zeren'cim sonunda dün akşam gittik filme.. Ben bayıldım! Müzikler, mekanlar, detaylar.. Herşey çok güzeldi, beni çok etkiledi.. Sinemadan çıkıp başımı yastığa koyduğumda hala film hakkında konuşuyorduk.. Ahhh o son sahne yok mu hele, yüreğim burkuldu..

funda dedi ki...

pişttt, buralardamısın, iyimisin, merak ettim ben seni..

:)den dedi ki...

Zerenciğim nerelerdesin fazlasıyla özlettin kendini. Belki biraz kendinle başbaşa kalmak duygularını dengelemek istiyorsun ama bizlerde merak ediyoruz seni. İyi olduğunun haberini alalım artık.
Sevgiler...

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

Zerencim nerelerdesin seni merak ettim,iyisin umarım.özledim senin yazılarını okumayı

Vladimir dedi ki...

Hala izlememiş olmakla ayıp ediyorum sanırım.

YASEMİN ASLIHAN BABALIK dedi ki...

Zerencim sonunda cmt gecesi filmi gördüm.inan hep bir önyardıyla izledim ama o son sahne sanırım beni çok fena vurdu.gözümde akan birkaç damla yaşa da engel olamadım.sanırım bir yerlerde bıraktığımız yarım kalmış birşeyler bizleri bu kadar etkileyen.filmden çıktıktan sonra eşimin bile düşünceli düşünceli uzaklara dalması sanırım bundandı.hepimiz bir yerde ıssız insanlar değil miyiz?

Su... dedi ki...

Bence filim aşkı başararmışlığı konu alıyor..

Kadınlarda kendi gerçeğini gördükleri için ürperiyorlar..

Aşkı anlatmıyor filim,yaşanmamışlığını..

Alkışlayanlara çok güvenmem ben ,ne zaman neyi alkışlayacakları belli deyil çünkü..

:(